RICE in Turkish translation

[rais]
[rais]
pirinç
rice
brass
pirince
pirinci
rice
brass
pirinçli
rice
brass
pirincin
rice
brass
pilavını

Examples of using Rice in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Can you check if the mapo tofu rice is still here?
Mapo tofu pilavı burada mı hâlâ?
You won't need any rice there!
Orada pirince ihtiyacın olmayacak!
Kary, pass the rice down.
Kary, pilavın tadına bakmalısın.
Get your own rice.
Kendi pilavını kendin al.
There are celebration rice cakes too, so he won't need to throw his chopsticks.
Kutlama için pirinçli kekler de var. Çubuklarını fırlatmaya gerek kalmaz.
You didn't prepare the rice in that uniform, did you?
Pilavı üstünde o üniformayla yapmadın, değil mi?
Look, the rice on your face.
Bak, yüzündeki pirince.
Your rice should look like this.
Senin pilavın buna benziyor olmalı.
Taek. Please, at least finish your rice.
Lütfen bari pilavını bitir. Taek.
Uncle Victor's bringing the turkey, I made the rice.
Pilavı yaptım. Victor dayı hindiyi getiriyor.
Anyway, as I was saying, when I bought these rice cakes.
Her neyse söylediğim gibi bu pirinçli kekleri aldığımda.
You won't need any rice there! You're going to hell!
Cehenneme gidiyorsun. Orada pirince ihtiyacın olmayacak!
I can't eat all this rice.
Bu pilavın hepsini yiyemem.
I am really missing your curd rice, Sukhlalji. Hello!
Sukhlalji, senin yoğurtlu pilavını özledim. Alo!
Hello. Okay. I'm at a family restaurant having omelette rice.
Alo? Tamam. Bir aile restoranında pirinçli omlet yiyorum.
Chicken enchiladas, carne asada and Spanish rice.- Great.
Tavuk enchiladas, carne asada ve ispanyol pilavı.- Harika.
You stubborn mule! You didn't touch the rice.
Seni inatçı keçi! Pirince dokunmadın.
Rice with a helping of eel on the side.
Pilavın yanında biraz da yılanbalığı.
He started Sin Kee Famous Chicken Rice. It was in 1971.
Sin Kee Meşhur Tavuklu Pilavını kurdu. 1971 yılında.
You are back on rice cakes, mister, starting now!
Keklere geri dönüyorsun. Şu andan itibaren pirinçli.
Results: 5342, Time: 0.06

Top dictionary queries

English - Turkish