RIDICULOUSLY in Turkish translation

[ri'dikjʊləsli]
[ri'dikjʊləsli]
acayip
weird
so
really
strange
crazy
super
freaky
hell
bizarre
incredibly
saçma
ridiculous
nonsense
bullshit
stupid
absurd
silly
crazy
rubbish
dumb
preposterous
inanılmaz
incredible
unbelievable
incredibly
unbelievably
extremely
extraordinary
tremendous
enormous
amazingly
fabulous
gülünç derecede
aşırı derecede
extremely
overly
incredibly
terribly
awfully
extraordinarily
saçma derecede
saçmalık derecesinde
çok
very
is
so
am so
too
lot
really
much
pretty
gülünç bir şekilde
komik derecede

Examples of using Ridiculously in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Happy? You look ridiculously sexy.
Mutlu musun? Aşırı derecede seksi görünüyorsun.
And anyone could get into their corporate network with just… Their internal security is ridiculously outdated.
İç güvenlikleri saçma derecede eski ve şirket ağlarına herkes girebilir.
Ridiculously attractive.
Gülünç derecede çekici.
You have ridiculously brown eyes.
Acayip kahverengi gözlerin var.
Somewhere ridiculously expensive.
Saçmalık derecesinde pahalı bir yerde.
And ridiculously fun.
Ve komik bir şekilde eğlenceli.
A ridiculously annoying boy.
Çok sinir bozucu bir çocuk.
Happy? You look ridiculously sexy?
Aşırı derecede seksi görünüyorsun. Mutlu musun?
It is slightly terrifying, yet ridiculously beautiful. I mean, look at it!
Biraz ürkütücü ama saçma derecede güzel. Şuna baksanıza!
He's ridiculously smart, isn't he?- Yes.
Gülünç derecede zeki, değil mi? Evet.
The description makes it sound ridiculously simple but I think I like its basic simplicity.
Tanım kulağa acayip basit geliyor ama sanırım o basitlik hoşuma gidiyor.
Ridiculously long.
Saçmalık derecesinde uzun.
You're ridiculously close.
Komik derecede yaklaştın.
Ridiculously short, actually. No.
Hayır. Komik bir şekilde kısaydı, aslında.
He would gone up to Oxford ridiculously early.
Oxforda gülünç derecede erken giderdi.
However, the war ended ridiculously quickly.
Ancak savaş saçma derecede çabuk bitti.
Ridiculously long process, but I have taken care of it.
Çok uzun bir proses oldu ama ben hallettim.
You look ridiculously sexy.
Aşırı derecede seksi görünüyorsun.
This park is ridiculously huge.
Bu park acayip büyük.
Those ridiculously difficult spatial relationship questions?
Saçmalık derecesinde zor olan uzaysal sorular var ya?
Results: 180, Time: 0.0606

Top dictionary queries

English - Turkish