SALADS in Turkish translation

['sælədz]
['sælədz]
salatalar
salad
lettuce
salata
salad
lettuce
salatası
salad
lettuce
salataları
salad
lettuce
salatayı
salad
lettuce

Examples of using Salads in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
To all the people indignant only when This movie is dedicated their salads are trampled.
Bu film sadece salataları pörsümüş olduğunda… öfkelenen tüm insanlara… adanmıştır.
Two frankfurters, two potato salads and two beers, please.
İki adet tereyağlı ekmek, iki patates salatası ve iki bira lütfen.
You make the salads.
Salataları sen yap.
It's a way to lure tourists into the basement to buy $20 salads.
Turistleri bodrum katına çekip 20 dolarlık salataları aldırmak için bir yol.
Just really yummy sandwiches and salads. I will have the BIT.
Bayılacaksın. Enfes sandviçleri ve salataları var.
Just really yummy sandwiches and salads. You will love it.
Bayılacaksın. Enfes sandviçleri ve salataları var.
You will love it. Just really yummy sandwiches and salads.
Bayılacaksın. Enfes sandviçleri ve salataları var.
I will have the BIT. Just really yummy sandwiches and salads.
Bayılacaksın. Enfes sandviçleri ve salataları var.
It's the little fruit salads they make you when you wake up.
Sabah uyandığında sana minik meyve salataları yaparlar.
Tony, why don't you pick up the salads. Up the stairs?
Merdiven çıkalım. Tony, salataları alır mısın?
They will be here soon, so prepare the salads first.
Yakında gelirler, o yüzden önce salataları hazırlayın.
Our salads have sugar in them.
Salatalarımızın içinde şeker var.
You guys enjoy your salads.
Salatanızın keyfini çıkarın.
Make sure you have enough of both salads.
İki salatadan da yeterince yapıIdığına emin ol.
But in salads, too, it's delicious.
Ama salatalarda da çok lezzetlidir.
With tomato, salads, with cheese… With garlic.
Domatesle, salatayla, peynirle, sarımsakla.
Without Sookie here, we have salads and desserts?
Sookie burada olmadan salatamız ve tatlılarımız var?
I'm tired of salads.
Salatalardan bıktım.
We will talk this all over over one of F'resnel's famous pizza salads!
Fresnelin meşhur pizza salatalarından birini yerken bunu konuşalım!
Couldn't you put Sue's salads here?
Suenun salatacısını buraya koyamaz mıyız?
Results: 323, Time: 0.0399

Top dictionary queries

English - Turkish