SCABS in Turkish translation

[skæbz]
[skæbz]
kabuklar
shell
crust
bark
husk
hull
scab
the mantle
the rind
conch
peel
grev kırıcılar
scabs

Examples of using Scabs in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You take much longer, you're going to be sewing scabs.
Bu kadar uzun sürerse yara kabuğunu dikeceksin.
And Edie says he's bringing in scabs today to replace us.
Ve Edie onun bizim yerimize grev kırıcılarını bugün getireceğini söyledi.
This is sulphur. For the scabs.
Bu kükürt. Uyuz için.
You fuckin' scabs!
Sizi kahrolasıca pislikler.
And you lick people's scabs.
Ve insanların yaralarını yalıyorsun.
It's because they ate scabs.
O yüzden. Yara kabuğu yiyorlardı.
Beat crew can't work and we ain't got scabs.
Dayak yemiş ekip çalışamaz ve elimizde grev kırıcı yok.
Revenge sits black on your back. And wherever you bite, black scabs grow.
İntikam oturur kapkara, sırtınızda ve nerede mücadele ederseniz orada büyür kapkara yara.
Soon his eyesight fails, his lips shrivel his face becomes covered with pustules and scabs.
Kısa süre sonra gözleri görmez olur, dudakları büzüşür yüzü sivilce ve kabuklarla kaplanır.
And you had the studios hiring scabs, and you had high-powered water hoses used on picketers.
Grevcilerin yerine başkaları işe alındı grevcilerin üstüne yüksek güçlü hortumlarla su sıkıldı.
I'm just kidding. and crust, bumps… It's green and reddish scabs.
Yeşil ve kızıl yaraları… ve kabukları, ezikleri var… Sadece dalga geçiyordum.
So, we gotta convince the scabs to join us or the strike will be over before it even begins.
Yani grev kırıcılarını bize katılmak için ikna etmeliyiz ya da grev başlamadan biter.
And it's unpleasant of you to come here picking scabs in the middle of the night.
Senin de gecenin bir yarısı gelip yara kabuğunu koparman hiç hoş değil.
the managers and scabs will be round again.
yoneticiler ve grev kiricilar yine burada olacaklar.
the sail is made of scabs and dynamite.
plastik kaşıklardan yelkeni de yara kabuğu ve dinamitten yapılma.
Commie scab!
Komünist grev kırıcı.
You know why people call me Scab?
Neden insanlar bana Uyuz diyor, biliyor musun?
Old enough to be a scab.
Grev kırıcı olmak için de yeterince büyümüşsün.
Hey, scab.
Selam Uyuz?
The scab sheep and their herding bitch!
Grev kırıcı koyun ve onun fahişe çobanı!
Results: 46, Time: 0.0516

Top dictionary queries

English - Turkish