SECURITY TAPE in Turkish translation

[si'kjʊəriti teip]
[si'kjʊəriti teip]
güvenlik kasetini
güvenlik kasedini
güvenlik kaseti

Examples of using Security tape in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Burt made sure I erased the security tape.
Burt, kamera kayıtlarını sildirdiğinden emindi.
Security tape, Ms. Bridgewell.
Güvenlik şeridi, Bayan Bridgewell.
On the other hand, if I could see some security tape.
Diğer yandan, eğer biraz güvenlik kaydı izleyebilirsem.
But we should look at the security tape just to make sure.
Ama emin olmak için güvenlik bandına bakmalıyız.
You should get the security tape, and then, like, sell it to one of those shows, you know, where people crash into stuff.
Güvenlik kasetini alıp o insanların düşüp bir şeylere çarptığı televizyon programlarına satmalısın.
before she disappeared--you saw that security tape?
hapiste beni ziyarete gelmişti ya hani. O güvenlik kasetini gördün mü sen?
If Frankie was looking at the security tape, wouldn't she wonder why we didn't go back in and finish the procedure?
Frankie güvenlik kayıtlarına bakacak olursa neden geri dönüp prosedürü tamamlamadığımızı merak etmez mi?
Now I reviewed the security tape, and I easily prevented half a dozen people being injured by you.
Güvenlik kayıtlarını tekrar inceledim ve yarım düzine insanın tarafınızdan yaralanmasına kolayca engel olmuşum.
I need a copy of the morning security tape between 8:50 and 9:00 am. in the ITS, when Jamey committed suicide in there.
Bu sabahki güvenlik kasedinin kopyasına ihtiyacım var, ITSte 8:50- 9:00 arası, Jamey intihar ettiği zaman.
Even if that means stealing a security tape From his best friend's business?
Bu en iyi arkadaşının iş yerinden bir güvenlik kasetini çalmak anlamına gelse bile mi?
If Aaron Hernandez had just erased the security tape in his own house, he might have had a chance.
Aaron Hernandez kendi evindeki güvenli görüntüsünü silseydi bir şansı olabilirdi.
As soon as she reported it, the cops would take a look At the security tape. And we would see you in the store,
Kadın polise bildirdiği anda, polisler güvenlik kayıtlarına bakıp, sizin dükkanda, karınızın öldürüldüğü yerden
A security tape uncovered by the NOPD clearly proves that Gerard did not kill Alan Marsh and, in fact, was trying to defend himself when Marsh attacked him on the walkway under the Broad Street overpass.
NOPD tarafından ele geçirilen bir güvenlik kaseti Gerardın Alan Marshı öldürmediğini aksine Marsh kendisine Broad Street üstgeçidi altında saldırdığında kendini korumaya çalıştığını açıkça kanıtlıyor.
Security tapes were stolen.
Güvenlik kayıtları çalınmış.
Security tapes.
Güvenlik kayıtları.
Strange electromagnetic Jarek… in Chinatown that erases security tapes.
Güvenlik kayıtlarını silen garip bir elektromanyetik akım.
Goddamn security tapes. It's the one thing I should have been on.
Lanet güvenlik kayıtları, önlemini almam gereken bir şeydi.
We looked at the station's security tapes.
Karakolun güvenlik kayıtlarına baktık.
I checked the hotel security tapes.
Otel güvenlik kayıtlarını kontrol ettim.
You removed the security tapes.
Güvenlik kasetini aldın.
Results: 45, Time: 0.0496

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish