SLAYS in Turkish translation

[sleiz]
[sleiz]
öldüren
to die
death
dead
killed
öldürdü
to kill
murder
öldürürse
to die
death
dead
killed
öldürüyor
to die
death
dead
killed
öldürür
to die
death
dead
killed
katleder
slaughtering
to massacre
killing
slaying
murdering
katlediyor
slaughter
has slain
is killing
murdering

Examples of using Slays in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Molly is the one who slays the vampire.
Molly vampiri öldüren kişidir.
Slays me how you're all alone with no friends left… Surrounded by people who think they know you but really don't.
Nasıl yalnız olduğunu, hiç arkadaşın kalmadığını, seni tanıdığını sanan ama hiç tanımayan insanlarla çevrili olduğunu bilmek beni öldürdü.
The punishment for one who purposely slays a believer will be to live in hell fire forever.
Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî olarak kalacağı cehennemdir.
our hero solves a riddle, slays a monster, escapes from a trap.
kahramanımız bir bilmeceyi çözüyor, bir canavarı öldürüyor, tuzaktan kaçıyor.
If any slays a believer by error, then let him set free a believing slave,
Kim bir inananı kazara öldürmüşse inanmış bir köleyi salmalı
If any slays a believer by error, then let him set free a believing slave,
Bir mümini yanlışlıkla öldürenin, bir mümin köleyi azad etmesi
When Theseus slays the Minotaur the action is really a symbolic act in which we have a hero of Athens who's finally overthrowing the yoke of Crete.
Theseusun Minotauru öldürmesi çok sembolik bir harekettir, Atinalı kahramanımız en sonunda Girit boyunduruğunu yenmiştir.
Gnaws iron, bites steel; Grinds hard stones to meal; Slays king, ruins town.
Çiğner demiri, ısırır çeliği sert taşları öğütür yemek gibi katleder kralı, harabeye çevirir kenti.
If any slays a believer by error, then let him set free a believing slave,
Yanlışlıkla bir mümini öldüren, mümin bir köle azat eder, öldürülenin ailesine
And whoever slays a Muslim on purpose, his reward will be hell- to remain in it for ages-
Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî olarak kalacağı cehennemdir.
And whoso slays a believer wilfully, his recompense is Gehenna, therein dwelling forever,
Kim bir mümini kasıtlı olarak( taammüden) öldürürse cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir.
The punishment for one who purposely slays a believer will be to live in hell fire forever.
Ve kim bir mümini kasten öldürürse cezası cehenneme atılmaktır, ebedi kalır orada
If any slays a believer by error, then let him set free a believing slave,
Ve kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse, mümin bir köle azad etmesi ve ölenin ailesine( varislerine)
You watched me slay a hundred children
Yüzlerce çocuğu öldürürken beni izledin
You gave the gold back to us by slaying Fafnir.
Fafniri öldürerek bize altınımızı geri verdin.
The slain Civil Rights leader was eulogized.
Katledilen sivil haklar lideri kendisi için.
Where the warriors slain in battle go.
Savaşta katledilen savaşçıların gittiği yer.
Women and children slain.
Katledilen kadın ve çocuklar.
Horemheb saved your life by slaying the lion.
Horemheb aslanı öldürerek hayat kurtardı.
Torture him with the slain serpent's blood
Ölmüş yılanın kanı
Results: 43, Time: 0.0542

Top dictionary queries

English - Turkish