SLEDDING in Turkish translation

kızak
sleigh
sled
sledge
sledding
bobsled
luge
skid
toboggan
kaymaya
cream
skating
skiing
sliding
curd
kayarken
slip
sliding
shifts
moves
can
skates
kızağa
sleigh
sled
sledge
sledding
bobsled
luge
skid
toboggan
kızakla kayan

Examples of using Sledding in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We want to go sledding.
Kızak kaymaya gitmeliyiz.
Dad, we're going sledding!
Baba, kızakla kaymaya gidiyoruz!
Dad's got everything there is to know about sledding in here. Everything.
Babam buraya kızaklar hakkında bilinmesi gereken her şeyi yazmış.
They go sledding in the winter.
Kışın kızak kaymaya giderler.
I got home last night, and I thought I might go sledding.
Akşam eve geldim ve kızak yapmaya giderim diye düşündüm.
Rough sledding. We are distributing aid,
Münferit şiddet vakalarıyla uğraşıyoruz.
This weather is perfect for sledding.
Hava kızak yapmak için ideal.
They could have come sledding with us.
Bizimle kızak kaymaya gelebilirlerdi.
We even went sledding.
Kızakla kaymaya bile gittik.
We used to go sledding in the winter.
Kışın kızak kaymaya giderdik.
We took him sledding.
Onu kızakla kaymaya götürmüştük.
February 1983. I was seven. I went sledding on that hill right over there.
Şubatında, 7 yaşımdayken şu tepede kızakla kaymaya gittim.
Let's all pack some lunches and go sledding!
Haydi öğlen yemeklerimizi paketleyip, kızak kaymaya gidelim!
Remember how he used to take us sledding.
Hatırladın mı nasılda bizi kızak kaymaya götürürdü.
Let's go sledding this afternoon.
Bugün öğleden sonra kızak kaymaya gidelim.
The entire Christmas Eve day sledding. The kids and I are gonna spend.
Çocuklarla birlikte Noel arifesinde tüm gün boyunca kızak kayacağız.
The kids and I are gonna spend the entire Christmas Eve day sledding.
Çocuklarla birlikte Noel arifesinde tüm gün boyunca kızak kayacağız.
Remember how he used to take us sledding… behind the Flanagans"?
Hatırladın mı nasılda bizi kızak kaymaya götürürdü?
But I was gonna go sledding for cold season.
Ama ben kış sezonu için kayak yapacaktım.
Yeah, but I was just about to go sledding in this adorable outfit.
Evet ama tam bu şirin kıyafetlerle kayağa gitmek üzereydim.
Results: 62, Time: 0.0547

Top dictionary queries

English - Turkish