SLIDER in Turkish translation

kaypak
slippery
fickle
slider
shifty
elusive
greasy
unreliable
flake
kaydırıcı
cream
skating
skiing
sliding
curd
kaydıraç
slider
's the slide
sandviç
sandwich
hoagie
sub
slider
kaypaka
slippery
fickle
slider
shifty
elusive
greasy
unreliable
flake
kaypakla
slippery
fickle
slider
shifty
elusive
greasy
unreliable
flake
kaypakı
slippery
fickle
slider
shifty
elusive
greasy
unreliable
flake
kaydırıcıyı
cream
skating
skiing
sliding
curd
kaydıracına

Examples of using Slider in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Why didn't you tell me you were going to see Slider?
Niye bana Kaypakı ziyarete gideceğini söylemiyorsun?
Has he shown you his special slider yet?
Sana, özel kaydırıcısını daha göstermedi mi?
Hey. Please tell me you got your pain slider set to zero.
Acı kaydırıcını sıfıra ayarlattığını söyle bana lütfen. Selam.
Slider… he have a real name?
Kaypakın gerçek bir adı var mı?
We need you to tell us where Slider is, Justine.
Kaypakın nerede olduğunu söyle, Justine.
It's that dirtbag Slider.
Şu pislik Kaypaktır.
Girls. we got a slider.
Kızlar'' sürgü'' müz var.
Progress slider shows playback progress
İlerleme kaydıracı çalmanın ilerleyişini gösterir
Can I ask, are you representing Slider or your political cause?
Sorabilir miyim, Kaypakı mı yoksa kendi siyasi davanızı temsil ediyorsunuz?
Did you tell your friends about the slider challenge?
Küçük sandviç yarışmasından bahsettin mi arkadaşlarına?
Hey. Please tell me you got your pain slider set to zero.
Lütfen bana acı kaydıraçlarını sıfıra aldırdığını söyle. Selam.
Slider hand- lies!
Kesik eller- yalan!
Slider hand- lies!- Yep- laying. All of it.
Kesik eller- yalan!- Evet, hepsi.
This slider controls the brightness when the system runs on batteries.
Sistem pil ile çalışıyorsa kaydırma çubuğu parlaklığı kontrol eder.
Yep- laying. All of it. Slider hand- lies!
Kesik eller- yalan!- Evet, hepsi!
Prints? Lifted two partials off the slider.
İz? Sürgüden iki yarım iz aldık.
Open the slider and get out of the way!
Sürgüyü aç ve kaç!
Slider dialog box,
Ayırıcı kutu penceresi,
Hernando says his slider has starter potential.
Hernando yere kayışında potansiyeli olduğunu söylemiş.
He leaves the slider open.
Sürgülü kapıyı açık bırakır.
Results: 78, Time: 0.0665

Top dictionary queries

English - Turkish