SMALL TOWNS in Turkish translation

[smɔːl taʊnz]
[smɔːl taʊnz]
küçük kasabalar
small town
little town
are small-town
little village
in the tiny town
küçük şehirlerin
small town
small city
little town
tiny town
little urban
the small-town
küçük kasaba
little butcher
küçük kentler
küçük kasabalardan
small town
little town
are small-town
little village
in the tiny town
küçük kasabaları
small town
little town
are small-town
little village
in the tiny town
küçük kasabalarda
small town
little town
are small-town
little village
in the tiny town
küçük şehrin
small town
small city
little town
tiny town
little urban
the small-town

Examples of using Small towns in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We will stay that way if we stick to small towns.
Ve küçük kasabalarda olduğumuz sürece bu böyle kalır.
You hate small towns.
Küçük kasabalardan nefret edersin.
We hope to build small towns here later.
Sonrasında buraya küçük kasabalar inşa etmeyi umuyoruz.
Because Texas has a lot of small towns.
Çünkü Teksasta bir sürü küçük kasaba vardır.
Thanks, Ollie. God, I love small towns.
Tanrım, küçük kasabaları seviyorum. Sağol Ollie.
Maybe we ought to stop in one of those small towns. Hey.
Hey… belki de şu küçük kasabalardan birine uğrasak iyi olur.
Zoe. Small towns have their perks, huh?
Zoe. Küçük şehrin de avantajları var, değil mi?
In cities and small towns.
Şehirlerde ve Küçük kasabalarda.
I know what small towns are like, Sian.
Küçük kasabalar nasıldır bilirim Sian.
There's a lot of small towns in this state.
Bu eyalette birçok küçük kasaba var.
Zoe. Small towns have their perks, huh?
Küçük şehrin de avantajları var, değil mi? Zoe?
But you… I hate small towns.
Ama… Küçük kasabalardan nefret ediyorum.
He likes to visit the small towns.
Küçük kasabaları ziyaret etmeyi seviyor.
I worked only small towns until I came here.
Buraya gelmeden önce, hep küçük kasabalarda çalıştım.
Small towns are notorious for that.
Küçük kasabalar bu tür dedikodularıyla ünlüdür.
And the only thing you hate more Than small towns are home towns..
Küçük kasabalardan daha çok nefret ettiğin bir şey varsa o da kendi kasabandır..
Don't knock small towns.
Küçük kasabaları küçümseme.
Small towns are notorious for that kinda thing.
Küçük kasabalar bu tür dedikodularıyla ünlüdür.
And they are wiping out small towns like ours'cause they think we's easy pickings.
Bizim gibi küçük kasabaları kolay lokma sanıp yok ediyorlar.
Most come from the end of the line, small towns you never heard of.
Çoğu taşradan geliyor, adı duyulmamış küçük kasabalardan.
Results: 111, Time: 0.0501

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish