SMALL PART in Turkish translation

[smɔːl pɑːt]
[smɔːl pɑːt]
küçük bir rol
small part
minor role
small role
little role
little part
a little role-playing
küçük bir parça
little piece
small piece
small part
little bit
tiny piece
tiny bit
little part
the smallest bit
a little song
tiny sliver
küçük bir parçası
little piece
small piece
small part
little bit
tiny piece
tiny bit
little part
the smallest bit
a little song
tiny sliver
ufak bir parçam
little piece
small piece
little chunk
a little bit
a sliver
a small part
küçük bir bölümünü
a small part
a little part
is a little segment
tinier portion
ufak bir rolüm
small part
a small role
a minor role
küçük bir parçam
little piece
small piece
small part
little bit
tiny piece
tiny bit
little part
the smallest bit
a little song
tiny sliver
küçük bir rolüm
small part
minor role
small role
little role
little part
a little role-playing
küçük bir parçasını
little piece
small piece
small part
little bit
tiny piece
tiny bit
little part
the smallest bit
a little song
tiny sliver
ufak bir parçası
little piece
small piece
little chunk
a little bit
a sliver
a small part
küçük bir rolü
small part
minor role
small role
little role
little part
a little role-playing
ufak bir parçamı
little piece
small piece
little chunk
a little bit
a sliver
a small part
küçük bir bölümünün
a small part
a little part
is a little segment
tinier portion
küçük bir bölüm
a small part
a little part
is a little segment
tinier portion
ufak bir rol
small part
a small role
a minor role

Examples of using Small part in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I have a small part.
Küçük bir rolüm var.
Oh, yes, there is still some small part of me that knows mercy.
Evet, hâlâ küçük bir parçam merhamet etmeyi biliyor.
It's a very small part.
A small part is located in France.
Küçük bir kısmı ise Fransaya dahil edilmiştir.
A small part, maybe.
Belki küçük bir parçam;
A small part.
Küçük bir parça.
He has sensed some small part of this.
A small part.
Küçük bir rolüm var.
A small part, yes.
Küçük bir kısmı için evet.
I just want to be a small part of that success.
Sadece bu başarının ufak bir parçası olmak istiyorum.
There's this small part of me that… That always secretly hopes that maybe this time.
Hep küçük bir parçam gizliden belki bu sefer.
I'm giving you a chance to save one small part of it.
Sana, Dünyanın küçük bir parçasını kurtarma şansını veriyorum.
There was a small part of you that coveted the regency, wasn't there?
İçinde naipliği isteyen küçük bir parça vardı değil mi?
Okay.- I have a small part.
Tamam.- Küçük bir rolüm var.
A small part.
Küçük bir kısmı.
Natalie Wood did a small part in that, one of her first parts..
Natalie Woodun küçük bir rolü vardı, ilk rollerinden biri.
Only a small part.
Sadece ufak bir parçası.
Limited to a small part of our functions.
Fonksiyonlarımızın küçük bir parçasını sınırlandırdık.
It's almost like a small part of me feels sorry for that guy.
Neredeyse küçük bir parçam onun için üzülüyor gibi.
Okay.- I have a small part.
Küçük bir rolüm var.- Tamam.
Results: 248, Time: 0.0655

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish