SNORTING in Turkish translation

['snɔːtiŋ]
['snɔːtiŋ]
çekmeye
to take
to draw
to get
to attract
film
shoot
to withdraw
to drag
to lure
suffer
burnundan
nose
nasal
nostril
snout
çekmesi için

Examples of using Snorting in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Would you cut the bullshit, please? You're spending too much, snorting like crazy.
Kes saçmalamayı. Çok harcıyorsun, deli gibi çekiyorsun.
Stop snorting that shit. Maybe you should.
Belki şu şeyi kullanmayı bırakman gerekiyordur.
Snorting pure Columbian, all for fun, till she likes that.
Kızın hoşuna gidene kadar. Keyif için saf Kolombiya kokaini çekmek.
The miller's snorting like a horse.
Değirmenci bir at gibi horluyor.
Riley, have you been sniffing or snorting any drugs lately?
Riley, yakın zamanda ilaç kokladın mı ya da çektin mi?
Ten years later, I'm my mother, and Zola's snorting oxy behind the school.
On yıl sonra ben annelik yaparken Zola okulun arkasında oksikodon çekecek.
He never thought he would be president snorting coke through his skull and bones at a New Haven titty bar.
Başkan olacağını hiç düşünmemişti yeni cennet meme barında ağzından burnundan kola fışkırtırken.
Oh, no, I mean, I know it was Morty peeing his pants and Summer snorting glue or whatever.
Tabii canım, Mortynin altına işemesi ve… Summerın tiner falan çekmesi için olduğunu biliyorum.
The look like Donald Trump banged Alfred E. Neuman after a night of snorting thalidomide.
Sanki önceki gece boyunca Talidomid çektikten sonra Donald Trumpın Alfred E. Neumana çakmış hali.
And if you listen very closely, you can hear in the rafters the ghost of Bob Fosse, snorting Dexedrine and drinking Visine.
Eğer dikkatli dinlerseniz çatı katında hâlâ Bob Fossenin hayaletinin dolaştığını, burnuna Dexedrine çekip Visine damlası içtiğini duyabilirsiniz.
Every time a famous person gets caught snorting a line or in possession, it's guaranteed to make headlines.
Ünlü bir kişi bir çizgi koko çekerken ya da üzerinde bulundurmaktan yakalandığında her zaman manşetlere çıkmayı garantilemiştir.
And now after a long day of snorting Splenda and cutting class,
Splenda çekerek ve dersleri asarak geçen uzun bir günden sonra,
Snorting cleaning supplies by accident. That's more likely
Yanlışlıkla temizlik malzemesi solumasından daha olası.-
I know it was Morty peeing his pants and Summer snorting glue or whatever.
Morty pantolonuna işedi biliyorum, ve Summer tutkal kokladı, ya da her neyse.
Striking terror with his proud snorting? Do you make him leap like a locust?
Onu çekirge gibi sen mi sıçratırsın… gururlu homurtularıyla sen mi dehşet saçtırırsın?
She huffed enamel, and we never even talked about it. and Summer snorting glue or whatever… Oh, no, I mean, I know it was Morty peeing his pants.
Ve Summer tutkal kokladı, ya da her neyse… Oh, hayır, yani, Morty pantolonuna işedi biliyorum, Çömlek cilası soludu, ve hakkında konuşmadık bile.
You spent money on crystal you can't snort?
Burnundan çekemeyeceğin bir kristale para mı verdin?
Be so much easier if you could just snort cigarettes.
Sigarayı burnundan çekebilsen çok daha kolay olurdu.
Want a snort?
Çekmek ister misin?
Want some snort?- No,?
Biraz çekmek ister misin?
Results: 47, Time: 0.0703

Top dictionary queries

English - Turkish