SOLAR in Turkish translation

['səʊlər]
['səʊlər]
güneş
sun
solar
sunshine
sunlight
günes
sun
solar
güneşin
sun
solar
sunshine
sunlight
güneşten
sun
solar
sunshine
sunlight
güneşi
sun
solar
sunshine
sunlight
soları

Examples of using Solar in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Thanks. A solar car?
Güneş enerjili araba?- Teşekkürler?
Thanks. A solar car?
Teşekkürler. Güneş enerjili araba?
The Serbian students' solar mobile phone charger won the competition. Reuters.
Sırp öğrencilerin güneş enerjili cep telefonu şarj cihazı yarışmada birinci oldu. Reuters.
Assess the damage to the solar charging system.
Güneş enerjili şarj sistemindeki hasara bak.
Efficient, he solved the energy crisis. If he developed a solar cell that.
Gerçekten etkili bir günes pili gelistirdiyse enerji krizini çözmüstür.
The solar sail is almost ready for launch.
Gunes yelkeni neredeyse firlatilmaya hazir.
But as of 08:00 today both solar arrays and nuclear fission are fully online.
Ancak bugün 08.00 itibarıyla hem güneş enerjisi tertibatı hem de nükleer fizyon tamamen devrede.
You are living solar battery.
Bütün bedenin bir canlı solar batarya oldu.
There's not a planet in our solar system.
Gunes sistemimizde hayat olan baska bir gezegen yok.
Everybody ready to say good-bye to our solar system?
Gunes sistemimize veda etmeye hazir misiniz?
My newspaper! A solar park!
Bir güneş enerjisi parkı. Gazetemi aldın!
We still got solar, some batteries, so we can go all night.
Hala güneş enerjisi, bir kaç pil… var bölyece bütün gece idare edebiliriz.
With planets harboring life, their days are numbered. If there are nearby solar systems.
Yakınlarındaki bir solar sistemde yaşam barındıran bir gezegen varsa günleri sayılı demektir.
If there are nearby solar systems with planets harboring life, their days are numbered.
Yakınlarındaki bir solar sistemde yaşam barındıran bir gezegen varsa günleri sayılı demektir.
Every 26,000 years, the solar system's equator aligns with the galactic equator.
Her 26,000 yılda bir, güneş sisteminin ekvatoru galaktik ekvator ile aynı hizaya geliyor.
Children, this is our Solar Sysem?
Çocuklar bu bizim güneş sistemimiz.- Neymiş?
This is a solar keratosis.
Bu bir solar keratoz.
Donny, Tommy, these solar laptops for Rwandans ain't gonna donate themselves.
Donny, Tommy… şu Rwandalıların güneş sistemli bilgisayarları kendi kendilerini bağışlamayacak.
Cambridge astrophysicist Douglas Gough is a leading solar scientist.
Cambridgeden astrofizikçi Douglas Gough önde gelen yıldız bilimcilerdendir.
Cameras, batteries, solar charger, solar radio, penknife, note.
Kameralar, piller güneş pilleri, güneş enerjili telsiz çakı, defter.
Results: 4607, Time: 0.0767

Top dictionary queries

English - Turkish