SPARKLE in Turkish translation

['spɑːkl]
['spɑːkl]
sparkle
ışıltı
sparkle
glow
gleam
twinkle
light
glint
a flash
glitter
pırıltı
sparkle
twinkle
glitter
gleam in
the shining's
twinky
parıltı
glow
glitter
sparkle
shimmer
flash
glint
gleam
twinkle
glimmer
light
parla
to shine
's sunlighting
parıldıyor
to shine
to sparkle
kıvılcım
spark
flicker
难道我得为妳详细解释吗
sparker's
ışılda
parlak
bright
shiny
brilliant
sparkly
luminous
glossy
radiant
glorious
glowy
glitter
bir ışıitı
a sparkle

Examples of using Sparkle in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I know, but there's, like, a sparkle missing that I saw in your admission portfolio.
Farkındayım ama okula kaydolurkenki portfolyonda gördüğüm parıltı eksik sanki.
You got that sparkle.
Sende o ışıltı var.
and your eyes sparkle like the ocean.
gözleriniz deniz gibi parıldıyor.
Captain Sparkle Fingers. Yeah, his name is,!
Evet, adı da… Kaptan Kıvılcım Parmak!
I can't wait to see what Sparkle Tits wears this year.
Parlak Meme bu yıl ne giymiş, görmek için sabırsızlanıyorum.
Now… sparkle. Hi, gene.
Şimdi… pırıltı. Selam, Gene.
Needs work. Now sparkle.
Şimdi parla. Daha çok işimiz var.
Run free, little Sparkle.
Özgürce koş küçük Parıltı.
The stars sparkle like diamonds.
Yıldızlar elmas gibi parıldıyor.
I don't need this sparkle jelly to dazzle.
Göz kamaştırmak için bu ışıltı jölesine ihtiyacım yok.
Yeah, his name is, uh, Captain Sparkle Fingers!
Evet, adı da… Kaptan Kıvılcım Parmak!
Five, six, seven, eight and sparkle.
Beş, altı, yedi, sekiz ve ışılda.
And Miss Tina Sparkle. featuring the magical Mr Nathan Starkey The State Championships!
Büyüleyici Bay Nathan Starkey… ve Bayan Tina Sparkle!
Sparkle Tits and Yuri have split.
Parlak Meme ile Yuri ayrıldı.
Hi, gene. Now… sparkle.
Şimdi… pırıltı. Selam, Gene.
Now sparkle. Needs work.
Şimdi parla. Daha çok işimiz var.
That's a lot of sparkle.
Bolca parıltı.
Like, do you see a sparkle? No. I mean?
Hayır, demek istediğim… Mesela bir ışıItı görüyor musun?
Oh, yes? You arrive one day in my office, full of sparkle.
Oh, öyle mi? Ofisime gelirsiniz… ışıltı dolu bir şekilde.
There was no sparkle, and I was like.
Beni sikti ve kıvılcım falan yoktu.
Results: 286, Time: 0.0792

Top dictionary queries

English - Turkish