STUNNINGLY in Turkish translation

['stʌniŋli]
['stʌniŋli]
çarpıcı
cross
so
times
multiplied
is equal
olağanüstü güzel değil ben saçmalayana

Examples of using Stunningly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Just to be with me. This girl is not only smart and funny, and stunningly beautiful, but until I screwed up, she wanted to come all the way to America.
Komik ve olağanüstü güzel değil… ben saçmalayana dek sedece benimle olmak için Amerikaya kadar gelecekti. Bu kız sadece akıllı.
All the way to America, just to be with me. This girl is not only smart and funny, and stunningly beautiful, but until I screwed up, she wanted to come Listen.
Bu kız sadece akıllı, komik ve olağanüstü güzel değil… ben saçmalayana dek sedece benimle olmak için Amerikaya kadar gelecekti.
Winding it up with our special guest, the stunningly beautiful, Phoebe Halliwell of"Ask Phoebe" fame.
Ile özel konuk bu sarılması,, güzel mi güzel, Phoebe Halliwell'' Ask Phoebe'' ün.
And admire those broad, squared off shoulders. I just wanted to see that stunningly handsome face.
Şu nefes kesen yakışıklı yüzünü ve heykel gibi vücudunu görmek istedim.
Ben Croll of IndieWire gave the film an'A' rating and called it"one of del Toro's most stunningly successful works… also a powerful vision of a creative master feeling totally.
IndieWirede yazan sinema eleştirmeni Ben Croll, filme'' A'' notunu verdi ve Suyun Sesini'' del Toronun şaşırtıcı derecede en başarılı eserlerinden biri…'' olarak nitelendirdi.
A stunningly beautiful woman… on her way to becoming a New York City icon in an utterly unique sport would tie herself down to a faded… minor-league baseball player who… who got banned for life from the game?
Çekici güzel bir kadın… tamamen benzersiz bir sporda New York şehri ikonu olma yolundayken, steroid kullandığı için… ömür boyu oynaması yasaklanmış silik beyzbol 2. lig oyuncusuna mı bağIanıyor?
Stunningly beautiful.
Büyüleyici bir güzellik.
It's stunningly resourceful.
Şaşırtıcı derecede becerikli.
They're stunningly similar.
İnanılmaz derecede benzerler.
She's so stunningly tiny.
Şaşırtıcı derecede küçük.
She was also stunningly beautiful.
Aynı zamanda da akıl almaz derece güzeldi.
White male, 20s, stunningly poor hygiene.
Beyaz erkek, 20lerinde, temizlikten nasibini almamış.
Confucius. Stunningly applicable even after all these years.
Konfüçyüs. Bunca yıl sonra bile şaşırtıcı derecede geçerli.
Twenty-five percent lighter than metal, it's stunningly fuel efficient.
Metalden yüzde 25 hafif olan bu malzeme şaşırtıcı derecede verimlidir.
We were just talking about how stunningly beautiful you are.
Biz de tam senin ne kadar çarpıcı göründüğünden bahsediyorduk.
They're stunningly similar.
NASAnın görüntüsü. İnanılmaz derecede benzerler.
The more I look, the more stunningly beautiful she is.
Sana daha fazla baktıkça şaşırtıcı güzelliğin ortaya çıkıyor.
Bringing you stunningly handsome reflections on the day's events.
Yansımalarını aktarıyorum. Size günün olaylarının inanılmaz.
Well, I will just have to find myself another stunningly beautiful princess.
Eh, kendime başka bukadar güzel prenses bulmam lazım.
It's the most stunningly wild place I have ever been.
Orası bulunduğum en müstesna yabani yerdir.
Results: 88, Time: 0.0441

Top dictionary queries

English - Turkish