SURPRISES in Turkish translation

[sə'praiziz]
[sə'praiziz]
şaşırtıyor
to be surprised
sürpriz
surprise
sürprizler
surprise
sürprizleri
surprise
şaşırtmıyor
to be surprised
şaşırttı
to be surprised
şaşırtan
to be surprised

Examples of using Surprises in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No, what surprises me is the liquor isn't helping.
Hayır, beni şaşırtan alkolün yardımcı olmaması.
Morphine! Surprises you, doesn't it?
Morfin! Sizi şaşırttı, değil mi?
Nothing surprises me anymore. Music. Sex.
Artık hiçbir şey beni şaşırtmıyor. Seks, müzik.
I just know how much you love surprises so I thought I would let you know.
Sürprizleri ne kadar sevdiğini biliyorum ben de o yüzden düşündüm ki.
Your husband surprises me… with his eccentric and eclectic taste.
Kocanızın seçici ve olağandışı… zevkleri beni şaşırtıyor.
The only thing that surprises me is your dereliction of duty.
Beni tek şaşırtan görevi ihmaliniz.
Morphine! Surprises you, doesn't it?
Sizi şaşırttı, değil mi? Morfin!
Music. Sex. Nothing surprises me anymore.
Artık hiçbir şey beni şaşırtmıyor. Seks, müzik.
I just know how much you love surprises so I thought I would let you know.
Sürprizleri ne kadar sevdiğini bilirim bu yüzden düşündüm de.
on my face, that surprises a lot of people.
Bu birçok kişiyi şaşırtıyor.
It's the sameness that surprises you.
Seni şaşırtan bu aynılık.
Really? That surprises me because you work.
Gerçekten mi? Bu beni şaşırttı çünkü siz neredeyse tamamen bölge savcılığı için çalışıyorsunuz.
Do you like surprises or do you find them irritating?
Sürprizleri sever misin yoksa sinir bozucu mu bulursun?
Nothing surprises you, Asa, therefore nothing about you is surprising..
Hiçbir şey seni şaşırtmıyor Asa. Bu yüzden senin de şaşırtıcı hiçbir yanın yok.
I know. it surprises everyone.
Biliyorum, bu herkesi şaşırtıyor.
One thing surprises me.
Beni çok şaşırtan bir şey var.
Darío, you know I hate surprises. It's a surprise.
Darío, sürprizleri hiç sevmem, biliyorsun. Sürpriz.
Your calm at her unexpected death surprises me, it's unnerving.
Karınızın beklenmedik ölümüne olan sakinliğiniz beni şaşırttı, sinir bozucu.
To be absolutely honest, monsieur, nothing surprises me any more.
Doğrusunu isterseniz, artık hiçbir şey şaşırtmıyor beni.
Still survive these days. It surprises me that some people still.
Bazı insanların bu günlerde hayatta kalabilmesi beni şaşırtıyor.
Results: 2088, Time: 0.0533

Top dictionary queries

English - Turkish