TALKERS in Turkish translation

['tɔːkəz]
['tɔːkəz]
konuşkanlar
talkative
chatty
talker
articulate
communicative
forthcoming
talk
glib
of a conversationalist
konuşanlar
talkers
speakers
talking
people speaking out
konuşmacılar
to talk
to speak
to discuss
to chat
konuşkanları
talkative
chatty
talker
articulate
communicative
forthcoming
talk
glib
of a conversationalist
konuşkanlara
talkative
chatty
talker
articulate
communicative
forthcoming
talk
glib
of a conversationalist
konuşkan
talkative
chatty
talker
articulate
communicative
forthcoming
talk
glib
of a conversationalist
konuştuk
to talk
to speak
to discuss
to chat

Examples of using Talkers in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Gained so many Talkers.
Çok fazla Konuşkan kazandık.
New… And now everybody is scattered because we just can't trust Talkers anymore.
Herkes dağıldı, çünkü artık Konuşkanlara güvenemeyiz. Yeni bir.
When are the Talkers planning an attack on Altura?
Konuşkanlar ne zaman Alturaya saldırmayı planlıyorlar?
The animal talkers.
Hayvanlarla Konuşanlar.
And this… This mystery person dropping off Talkers.
Konuşkanları bırakan bu gizemli kişiyi.
Fast talkers. Yes. No.
Evet… Hayır. Hızlı konuştuk.
The cold reality is one day we will all be Talkers.
Soğuk gerçek şu ki, bir gün hepimiz Konuşkan olacağız.
And now everybody is scattered because we just can't trust Talkers anymore. New.
Herkes dağıldı, çünkü artık Konuşkanlara güvenemeyiz. Yeni bir.
Literally. It seems they set a staging area for the Talkers near Pacifica.
Görünüşe göre Pacifica yakınlarında Konuşkanlar için bir yer yapmışlar. Her anlamda.
Challenge:"Wind." Answer:"Talkers.
Düello:'' Rüzgar'' Cevap:'' Konuşanlar.
That lets Talkers walk free? You realize you're now the only outpost in Newmerica?
Newmericada Konuşkanları serbest bırakan tek karakol olduğunuzun farkında mısın?
I can't find any Talkers!
Kaçanlar var. Hiç Konuşkan bulamıyorum!
In the wine cellar. Make sure these bizkits get down to the talkers.
Bisküvilerin şarap mahzenindeki Konuşkanlara ulaşmasını sağlayın.
It seems they set a staging area for the Talkers near Pacifica.
Görünüşe göre Pacifica yakınlarında Konuşkanlar için bir yer yapmışlar.
Hey, Talkers. Free lunch.
Bedava yemek. Selam konuşanlar.
Look, people and Talkers are easier to manipulate when they're starving.
Bakın, insanları ve Konuşkanları açken yönlendirmek daha kolaydır.
Something tells me we're gonna find a lot more Talkers before the day is out.
Gün bitmeden daha fazla Konuşkan bulacağımızı hissediyorum.
Because we just can't trust Talkers anymore. New… And now everybody is scattered.
Herkes dağıldı, çünkü artık Konuşkanlara güvenemeyiz. Yeni bir.
For the Talkers near Pacifica. It seems they have set a staging area.
Görünüşe göre Pacificanın yakınlarında Konuşkanlar için bir yer yapmışlar.
Free lunch. Hey, Talkers.
Bedava yemek. Selam konuşanlar.
Results: 150, Time: 0.0446

Top dictionary queries

English - Turkish