TENANTS in Turkish translation

['tenənts]
['tenənts]
kiracılar
rent
rental
lease
tenant
the rent
kiracı
rent
rental
lease
tenant
the rent
kiracıları
rent
rental
lease
tenant
the rent
kiracıların
rent
rental
lease
tenant
the rent

Examples of using Tenants in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Well our tenants seem to have left little or nothing behind them.
Kiracılarımız arkalarında pek bir şey bırakmamışlar gibi.
I wanted to give a nice gift to the tenants in the building.
Binada ki kiracılarım için güzel bir şey yapmak istedim.
Dan was sued by one of his former tenants.
Dan eski kiracılarından biri tarafından dava edildi.
He threw his tenants out for one chap. Left by a DeDion-Bouton.
Tüm kiracılarını tek bir adam DeDion-Bouton için çıkarmış.
I never know when the tenants leave or when they get back.
Kiracının ne zaman geldiğini ya da ne zaman ayrıldığını hiç bilmiyorum.
Because my salary is low, it was not easy to see my tenants leave.
Maaşım düşük olduğundan, kiracılarımın gidişini görmek iyi olmadı.
You know how careful I am in choosing my tenants.
Kiracılarımı nasıI dikkatli seçtiğimi bilirsiniz.
Successfully negotiated six cash-for-keys with six tenants.
Altı kiracıyla altı başarılı anahtar karşılığı nakit anlaşması yaptık.
Served eviction notices on all of the tenants.
Tüm kiracılara tahliye ihbarı gönderildi.
I choose my tenants carefully.
Ben kiracılarımı dikkatli seçerim.
Every month we visited our tenants.
Her ay kiracılarımızı ziyaret ederdik.
Check out all tenants and run the name Annie Bechard
Tüm kiracılara bakın ve Annie Bechard ismini
He has no tenants.
Kiracısı yok ki onun.
Our tenants are like family.
Kiracılarımız aile gibidir.
We told the tenants that we would store these boxes in the garage.
Kiracılara tüm bu eşayaları kutulayıp garaja koyacağımızı söyledim.
I'm not the type to disparage my tenants.
Ben kiracılarını kötüleyen bir tip değilim.
I have procured desirable tenants.
Arzu edilir kiracılara kavuştum.'' dedi.
They look out for us, Jamie, and our tenants.
Hem bize hem de kiracılarımıza göz kulak oluyorlar Jamie.
Ask the tenants what they saw.
Kiracılara bir şey görmüşler mi diye sorarım.
You can't talk to the tenants like that.
Kiracılarla bu şekilde konuşamazsın.
Results: 613, Time: 0.0435

Top dictionary queries

English - Turkish