THE FIRST CREATION in Turkish translation

[ðə f3ːst kriː'eiʃn]
[ðə f3ːst kriː'eiʃn]
ilk yaratmaya
ilk yaratılışı
ilk yaratmayı
i̇lk yaratılışta
i̇lk yaratmaya
ilk inşa yaratma

Examples of using The first creation in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
rolled up for books, as We began the first creation, We shall repeat it.
Tıpkı ilk yaratmaya başladığımız gibi onu tekrar o hale getiririz.
Just as We began the first creation, We will repeat it-a promise binding on Us. We will act.
İlk yaratılışta başladığımız gibi onu baştan yaparız. Üzerimizde bir vaat olarak biz bunu mutlaka yapacağız.
You have certainly known the first creation. Why,
And olsun ki, ilk yaratmayı bilirsiniz, yine
Even as We began the first creation, We shall restore it:
İlk yaratmaya başladığımız gibi onu iade ederiz.
Even as We began the first creation, We shall restore it:
İlk yaratılışta başladığımız gibi onu baştan yaparız.
And verily ye know the first creation. Why,
And olsun ki, ilk yaratmayı bilirsiniz, yine
And you have already known the first creation, so will you not remember?
Andolsun, ilk yaratmayı bildiniz,( bunu) düşünüp ibret almanız gerekmez mi?
Just as We began the first creation, We will repeat it-a promise binding on Us. We will act.
İlk yaratmaya başladığımız gibi onu iade ederiz. Üzerimize sözdür; biz bunu mutlaka yapacağız.
rolled up for books, as We began the first creation, We shall repeat it.
yazı tomarlarını dürer gibi düreriz. İlk yaratılışta başladığımız gibi onu baştan yaparız.
On the Day when We fold the heaven, like the folding of a book. Just as We began the first creation, We will repeat it-a promise binding on Us.
Göğü, kitab dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz.
On that Day We shall roll up the heavens like a scroll of parchment. As We originated the first creation, so shall We repeat it.
Göğü, kitab dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz.
On that Day, We shall roll up the heaven like a written scroll is rolled. As We originated the first creation, so will We bring it back again.
Göğü, kitap dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz.
The Day when We will fold the heaven like the folding of a[written] sheet for the records. As We began the first creation, We will repeat it.
Göğü, kitap dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz.
On the day when We shall roll up heaven as a scroll is rolled for the writings; as We originated the first creation, so We shall bring it back again-- a promise binding on Us; so We shall do.
Bizim, göğü kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi, yine onu( eski durumuna) iade edeceğiz. Bu, Bizim üzerimizde bir vaiddir.
On the Day when We fold the heaven, like the folding of a book. Just as We began the first creation, We will repeat it-a promise binding on Us.
Bizim, göğü kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi, yine onu( eski durumuna) iade edeceğiz. Bu, Bizim üzerimizde bir vaiddir.
On the day when We will roll up heaven like the rolling up of the scroll for writings, as We originated the first creation,(so) We shall reproduce it; a promise(binding on Us);
Göğü kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi, yine onu( eski durumuna)
And(remember) the Day when We shall roll up the heavens like a scroll rolled up for books, as We began the first creation, We shall repeat it,(it is)
Göğü kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi, yine onu( eski durumuna)
And(remember) the Day when We shall roll up the heavens like a scroll rolled up for books, as We began the first creation, We shall repeat it,(it is) a promise binding upon Us.
Göğü, kitap dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz.
The Day whereon We shall roll up the heaven like as the rolling up of a scroll for books. Even as We began the first creation, We shall restore it: a promise binding upon Us; verily We have been the Doers.
Göğü, kitab dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz. Doğrusu biz bunları yaparız.
The Day when We shall roll up the heavens as a recorder rolleth up a written scroll. As We began the first creation, We shall repeat it.(It is) a promise(binding) upon Us. Lo! We are to perform it.
Göğü, kitap dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz. Doğrusu Biz yaparız.
Results: 52, Time: 0.0406

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish