TO ATTACK HIM in Turkish translation

[tə ə'tæk him]
[tə ə'tæk him]
ona saldırmaya
ona saldıracakları
ona saldırma
ona saldırmak

Examples of using To attack him in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So in order for the girl to attack him, she would have had to have reached across his body and grab it.
Yani kızın ona saldırabilmesi için vücudunun üstünden uzanıp tornavidayı almış olması lâzım.
of Exham's head man, Wade, and decide upon a suitable punishment for the man who was seen to attack him, Colfur.
Exhamın yetkilisi olan Wadein öldürülmesi ve ona saldırırken görülen Colfura uygun bir ceza verilmesidir.
Dylan caused the bugs to attack him to make himself look like a victim, not the perpetrator.
Dylan Lokensgard suçlu olduğu anlaşılmasın diye kurban gibi görünmek için böceklerin ona saldırmasını sağladı.
We're unable to attack him with ODM gear! If he keeps protecting himself with steam!
Kendini buharla korumaya devam ederse… ODM silahlarıyla ona saldırmamız mümkün olmayacak!
I had a specific reason to attack him, and I was very calm while doing it.
Ona saldırmak için kesin ve apaçık bir sebebim vardı ve bunu yaparken de çok sakindim.
No comment. You used social media to instruct someone to attack him, didn't you?
Yorum yok. Sosyal medyayı birinin ona saldırması için kullandınız, değil mi?
And because gas is typically heavier than air, sinks to the ground, to be raised in case the Russians use gas to attack him, therefore the gas won't get into the air intake. Hitler had ordered the air intakes.
Yani gaz, hava girişine ulaşmıyor. gaz kullanırsa diye Hitler hava girişinin yükseltilmesini emretmiş, gaz genelde havadan ağır olduğundan yere çöküyor, Ruslar ona saldırmak için.
We had to attack him.
Bunun yerine ona saldırmış olmamız gerekirdi.
You don't have to attack him.
Ona saldırmana gerek yok.
His men had came to attack him.
Adamları ona saldırmak için geldi.
As an excuse to attack him.
Bunu bir bahane olarak görüyor.
Our move should be to attack him.
Hamlemiz saldırmak olmalı.
Law wanted to attack him from behind!
Law ona arkadan saldıracaktı!
He's got DRS to attack him with.
DRSi var ve saldırmaya hazır.
What should we use against him to attack him?
Ona saldırmak için neyi kullanabiliriz?
How are we supposed to attack him, then?
O zaman nasıl saldıracağız?
Ieyasu has a chance to attack him from the rear.
Ieayasunun ona arkadan saldırma şansı var.
Are you going to try to attack him again?
Ona yeniden saldıracak mısınız?
Ieyasu has a chance to attack him from the rear!
Leyasu ona arkadan dolanıp saldırabilir!
Then Johnna just chose to attack him with a shovel?
Sonra Johnna ona bir kÜrekle saldırdı?
Results: 877, Time: 0.0484

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish