TRAGICALLY in Turkish translation

['trædʒikli]
['trædʒikli]
maalesef
unfortunately
sadly
sorry
regrettably
alas
i fear
well
tragically
regretfully
i'm afraid
yazık
shame
pity
bad
alas
sadly
too bad
unfortunate
woe
regrettably
tragically
trajik bir biçimde
acı bir şekilde

Examples of using Tragically in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
B'Elanna Torres dies tragically.
BElanna Torres trajedik bir şekilde ölür.
You cannot have grief tragically become a comedy.
Üzücü bir matem komediye dönüşmemeli.
We have two families who lost their daughters tragically, and a violent junkie.
Ortada kızlarını trajik şekilde kaybetmiş iki aile varve bir de şiddet yanlısı bir keş.
Tragically, she didn't know the French for anaphylactic shock.
Çok acı ki anaflaktik şokun Fransızcasını da bilmiyormuş.
Tragically, some of us were not born to wear lycra.
Trajiktir ki bazılarımız Likra giyemez.
Tragically, the Revolution would returned against his own sons.
Çok trajik, ancak başında bulunduğu devrim oğullarının aleyhine çalışacak.
We like it when things go tragically wrong.
Bir şeylerin trajik biçimde yanlış gitmesinden hoşlanıyoruz.
All love ends tragically, just like Juan and Susan.
Tüm aşklar acı şekilde biter aynı Juan ve Susanınki gibi.
With my column tragically overdue… I finally left the Russian's warm apartment.
Köşeyazım trajik şekilde gecikmişken, Rusun evinden sonunda çıktım.
It's just that it is very tragically he was very young.
Bu çok trajik, o çok gençti.
And perhaps most tragically, he lost his self-worth.
Ve en acısı, kendine verdiği değeri kaybetti.
Tragically killed protecting us.
Ne yazık ki bizi korurken öldürüldü.
It seems Berlin is merely a pawn who's been tragically manipulated.
Görünüşe göre Berlin, trajik şekilde yönlendirilen sadece bir piyon.
I understand that, uh… your parents died tragically?
Anlıyorum ki… Aileniz trajik bir şekilde mi öldü?
Your parents died tragically. I understand that.
Aileniz trajik bir şekilde mi öldü? Anlıyorum ki.
I understand that, uh… your parents died tragically?
Aileniz trajik bir şekilde mi öldü? Anlıyorum ki?
I understand that your parents died tragically.
Aileniz trajik bir şekilde mi öldü? Anlıyorum ki.
Your parents died tragically. I understand that,?
Anlıyorum ki… Aileniz trajik bir şekilde mi öldü?
I understand that your parents died tragically.
Anlıyorum ki… Aileniz trajik bir şekilde mi öldü?
Tragically, Mr. Gould passed away this morning at the age of 50.
Ne yazık ki Bay Gould bu sabah, 50 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Results: 279, Time: 0.0574

Top dictionary queries

English - Turkish