TRASK in Turkish translation

task
trask
traskın
traska

Examples of using Trask in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He's willing to listen, but you got to get Trask to talk sweet.
Dinlemeye razı ama Traskın iyi konuşmasını sağlamalısın.
Mr. Trask doesn't have to.
Bay Traskın söz vermesine gerek yok.
The Sentinel programme was originally conceived by Doctor Bolivar Trask.
Sentinel programı temel olarak Dr. Bolivar Traskın elinden çıktı.
Maybe Trask is the thief, planning to kill Doug to cover his crimes.
Belki asıl hırsız Trasktır ve suçlarından kurtulmak adına onu öldürmeyi düşünüyordur.
But since you got into a fight with this nutcase, Trask.
Ama bu deliyle, Traskla, kavga ettiğinden beri.
This business at the Trask lab… messy.
Trasktaki bu iş dağınıktı.
To cover his crimes. Maybe Trask is the thief planning to kill Doug.
Belki asıl hırsız Trasktır ve suçlarından kurtulmak adına onu öldürmeyi düşünüyordur.
The Sentinel program was originally conceived by Doctor Bolivar Trask.
Gözcü programının kurucusu Doktor Bolivar Trasktı.
Sentinel Services is at Trask with a large transport vehicle.
Sentinel Hizmetler büyük bir nakliye aracıyla Trasktaymış.
The Sentinel programme was originally conceived by Doctor Bolivar Trask.
Gözcü programının kurucusu Doktor Bolivar Trasktı.
What might work? The Sentinel program was originally conceived by Doctor Bolivar Trask.
Neymiş o? Gözcü programının kurucusu Doktor Bolivar Trasktı.
What might work? The Sentinel program was originally conceived by Doctor Bolivar Trask.
Gözcü programının kurucusu Doktor Bolivar Trasktı. Neymiş o?
I'm watching Trask right now.
Traski izliyorum şu anda.
I want Trask out of the building tonight.
Traskın o binadan bu gece ayrılmasını istiyorum.
That's why you couldn't find Mrs. Trask.
Bayan Traskı bu yüzden bulamadınız.
You don't need me to find Trask.
Traski bulmak için bana ihtiyacınız yok.
Do you know Oliver Trask?
Oliver Traski tanıyor musunuz?
Was that Trask?
Arayan Trask mıydı?
As a matter of fact, I'm gonna see Trask himself tomorrow.
Aslında yarın Trask ile şahsen görüşeceğim.
I'm a fellow Trask man.
Ben bir Trask üyesiyim.
Results: 450, Time: 0.041

Top dictionary queries

English - Turkish