ULNA in Turkish translation

['ʌlnə]
['ʌlnə]
dirsek
elbow
ulna
bracket
ulna
kemiği
bone
bony

Examples of using Ulna in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Quite deep and severe on the radius and ulna, but carefully placed so as not to cause death.
Yarıçapı ve dirsek kemiğinde epey derin ve sert ama ölüm sebebi olamayacak kadar dikkatlice yapılmış.
I found remodeled fractures on the radius and ulna of both arms as well as the right fifth and eighth ribs.
Her iki kolun radyal ve dirsek kemiğiyle, sağ beş ve sekizinci kaburgalarda kaynamış kırıklar buldum.
Microfracturing on the anterior aspect of the right radius and ulna is inconsistent with the V-shaped incisions.
Yapılan mikrofraktür ile sağ ön kol kemiğinin üzeri ve dirsek kemiğindeki V şekilli kesikler uyuşmuyor.
There are greenstick fractures on the victim's left ulna… as well as his fibula and some ribs.
Kurbanın, kamış kemiği ve bazı kaburgalarının yanında sol kol kemiğinde de yaş ağaç kırığı var.
all limbed animals, have an ulna and radius.
tüm iki ayaklı hayvanlardaki gibi bir dirsek kemiği ve bileği var.
right ulna, pelvis.
sağ kol, kasık.
the x-rays of the left radius and ulna show evidence of remodeling from about the same time period.
x ray gösteriyor ki sol el ön kemikleri de aynı zaman periyodunda iyileşmiş.
Were you able to detect any bone bruising to the occipital, ulnas or the sacrum?
Oksipital, ulna veya sakrumda kemik zedelenmeleri tespit ettiniz mi?
Left radius and right ulna.
Sol önkol kemiği ve sağ dirsek kemiğinde zedelenme var.
Also on the tibia and ulna.
Kaval ve dirsek kemiklerinde de var.
My ulna.- He's fine.
Gayet iyi.- Kol kemiğimi kırdım.
He's fine.- my ulna.
Gayet iyi.- Kol kemiğimi kırdım.
Looks like you fractured your ulna. Okay.
Pekala, görünüşe göre kol kemiğini çatlatmışsın.
Okay. Looks like you fractured your ulna.
Pekala, görünüşe göre kol kemiğini çatlatmışsın.
And ulna, radius, one to the sphenoid.
Kol kemiklerinde de, bir tane de sphenoidde var.
Take a shot if your ulna feels safe.
Dirsek kemiğin güvendeyse şansını dene.
Extensive trauma to your radius and ulna, perhaps even spontaneous amputation.
Önkol ve dirsek kemiğinde derin travma, hatta belki kendiliğinden kesilme.
Ruptured spleen, collapsed lung, fractured ulna, possible intracranial bleeding.
Dalağı yırtılmış, akciğeri çökmüş,… dirseği kırılmış, kafatasının içinde kanama var.
But David felt it was more painful to split the ulna.
David ise daha çok acı veren dirsek kemiğinden.
His left ulna, humerus, one on each side of his face.
Sol ve kol dirsek kemiğiyle yüzünün iki yanında kırıklar olmuş.
Results: 160, Time: 0.0428

Top dictionary queries

English - Turkish