UNCOVERED in Turkish translation

[ʌn'kʌvəd]
[ʌn'kʌvəd]
buldu
to find
to get
to figure out
to locate
search
açık
open
clear
obvious
light
openly
specific
manifest
public
explicit
plain
ortaya çıkarttı
uncovered
ortaya çıkardılar
açıkta
open
clear
obvious
light
openly
specific
manifest
public
explicit
plain
bulmuş
to find
to get
to figure out
to locate
search
ortaya çıkardığın
ortaya çıkardığını

Examples of using Uncovered in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
But they also uncovered that Titan in hiding and somehow managed to capture it.
Ve bir şekilde onu yakalamayı başardılar. Ama aynı zamanda saklanan Devi ortaya çıkardılar.
One of our archeological teams uncovered this a few months ago.
Arkeoloji ekiplerimizden biri birkaç ay önce bunu buldu.
like a mummy leaving only my behind uncovered.
bir mumya gibi sadece arkamı açık bırakarak.
I will not ask if you think we have uncovered motive.
Cinayet gerekçesini bulmuş olup olmadığımızı size sormayacağım.
Never leave food uncovered, even in the lodge.
Asla açıkta bırakmayın. Yiyecekleri evin içinde bile.
One of our archeological team uncovered this a few months ago.
Arkeolog ekiplerimizden birisi, bunu bir kaç ay önce buldu.
I will not ask you if you think we have uncovered motive here.
Cinayet gerekçesini bulmuş olup olmadığımızı size sormayacağım.
Did Nick Lawson know our missing guy uncovered the illegal trades?
Nick Lawson, kayıp adamımızın yasa dışı alışverişleri ortaya çıkardığını biliyor muydu?
Never leave food uncovered, even in the lodge.
Yiyecekleri evin içinde bile olsa, asla açıkta bırakmayın.
Uncovered over 400 catapult stones. During the excavations, the archeologists.
Arkeologlar 400den fazla sapan taşı buldu. Kazılar esnasında.
Which only confirms what the NYPD's Computer Crimes Division already uncovered.
Bu da, NYPDnin Bilgisayar Suçları Biriminin zaten ortaya çıkardığını doğruluyor.
Workers uncovered the bones this morning.
İşçiler kemikleri bu sabah bulmuş.
Even in the lodge. now, never leave food uncovered.
Yiyecekleri evin içinde bile olsa, asla açıkta bırakmayın.
Earlier today, in an exhaustive search, Cadaver dogs uncovered a body.
Günün erken saatlerinde, yapılan tam kapsamlı aramada… kadavra köpekleri bir ceset buldu.
Feds just uncovered evidence suggesting he camouflaged a van stolen from work.
Federalleriş yerinden çalınan bir arabayı kamufle ettiğini gösteren… deliller buldu.
That's what Hannah uncovered.
Hannahnın bulduğu şey buydu.
This is the weapons cache your unit uncovered. Is that correct?
Bu sizin birliğinizin açığa çıkardığı silah kayıtları, doğru mu?
Gödel had joined Hilbert, in trying to solve the paradoxes, uncovered by Cantor.
Gödel, Hilberte Cantorun açığa çıkardığı paradoksu çözmeye çalışmak için katılmıştı.
You will return having uncovered an assassination plot.
Bir suikast planını ortaya çıkarmış olarak döneceksin.
Plugged a leak. Uncovered a protest.
Protestoyu ortaya çıkardın, sızıntıyı durdurdun.
Results: 198, Time: 0.0562

Top dictionary queries

English - Turkish