VARSITY in Turkish translation

['vɑːsiti]
['vɑːsiti]
varsity
okul
school
college
class
üniversite
college
university
collegiate
uni
takım
wear
put
plug
tock
insert
tac
belt
install
hook
nock
takımının
team
suit
squad
platoon
sets
as
ace
hang
varsity
first-string
the as
takımı
wear
put
plug
tock
insert
tac
belt
install
hook
nock
okulun
school
college
class
üniversiteli
college
university
collegiate
uni

Examples of using Varsity in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We sent him last week to get photos for the girl's varsity game.
Fotoğraf çeksin diye geçen hafta kızlar takımının maçına gönderdik onu.
GPA, varsity tennis team, homecoming queen.
Ortalama, okulun tenis takımında, öğrenci kraliçesi.
Well, I also played varsity soccer What else?
Ben de futbol takımı oynadım. Başka?
The district offered me the varsity coaching job.
Bölge bana üniversite koçluğu teklif etti.
Varsity! Here we go. Okay.
Takım! Tamam. Gidiyoruz.
Varsity's not just one thing.
Varsity bir şeyden ibaret değil, çok şeyi kapsıyor.
Varsity. The only hockey team.
Tek hokey takımı. Okul takımı.
Junior varsity shot-putter.
Küçük üniversiteli gülleci.
What else? Well, I also played varsity soccer?
Ben de futbol takımı oynadım. Başka?
It looks like a varsity ring.
Üniversite yüzüğüne benziyor.
Okay. Here we go. Varsity!
Takım! Tamam. Gidiyoruz!
There is no doubt about it, Varsity controls cheerleading.
Amigoluğu Varsity kontrol ediyor, buna şüphe yok.
She got a scholarship to Penn State. The varsity team.
Penn State* bursu almaya hak kazandı. Okul takımı.
All right, varsity girls.
Hadi, üniversiteli kızlar.
Varsity basketball.
Basketbol takımı.
And Varsity has been masterful at… controlling the narrative of cheerleading.
Ayrıca Varsity, amigoluğun anlatımını ustaca kontrol etti.
You got people dying because he didn't make varsity football.
Ölen insanlara sahipsiniz çünkü o üniversite futbolu yapmadı.
your nose hair clippers. you left your varsity jacket.
burun kılı kesme makasını. Okul ceketini unutmuşsun.
Thank you, varsity wrestling.
Teşekkürler güreş takımı.
Try? how to work Varsity TV?
Varsity TVden anlamazlar.- Denemek mi?
Results: 137, Time: 0.0649

Top dictionary queries

English - Turkish