VENDORS in Turkish translation

['vendəz]
['vendəz]
satıcılar
salesman
dealer
seller
vendor
supplier
clerk
peddler
pusher
saleswoman
salesgirl
tedarikçilerin
supply
procurement
provide
supplier
procure
satıcıları
salesman
dealer
seller
vendor
supplier
clerk
peddler
pusher
saleswoman
salesgirl
satıcılara
salesman
dealer
seller
vendor
supplier
clerk
peddler
pusher
saleswoman
salesgirl
satıcıların
salesman
dealer
seller
vendor
supplier
clerk
peddler
pusher
saleswoman
salesgirl
tedarikçilerle
supply
procurement
provide
supplier
procure
tedarikçileri
supply
procurement
provide
supplier
procure
tedarikçiye
supply
procurement
provide
supplier
procure

Examples of using Vendors in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That I expect to witness how loyal the vendors are to Joseon.
Onlara de ki… Satıcıların Joseona ne kadar sadık olduklarını görmek istiyorum.
The kitchen staff, the vendors.
Mutfak ekibine, satıcılara.
Providing info on military purchases to competing vendors.
Askeri satın almalarla ilgili bilgileri… rakip satıcılara veriyor.
You said the vendors' days were numbered.
Satıcıların günleri sayılı demiştin.
To competing vendors. Providing info on military purchases.
Askeri satın almalarla ilgili bilgileri… rakip satıcılara veriyor.
Your father is also the father of the vendors in Jeolla Province.
Baban aynı zamanda Jeolla vilayetindeki satıcıların da babası.
The peanut vendors are standing up to them!
Kuruyemiş satıcısı bile onlara karşı!
So she makes up vendors, but she writes them real checks.
Satıcı isimlerini uyduruyor ama onlara gerçek çekler yazıyor.
Call your vendors.
Satıcılarını ara.
In fact, he's coming over later to borrow my big book of party vendors.
Aslında arada parti satıcılarının büyük kitabını bana ödünç getiriyor.
Have'em talk to vendors, see if anybody remembers seeing her.
Söyledim onlara satıcıyla görüşsünler, onu hatırlayabilecek mi.
Go and see if Hammond's got any vendors in common with the victims, all right?
Hammondın kurbanlarla ortak satıcısı var mı diye bak?
I'm meeting with the vendors tomorrow.
Yarın satıcılarla buluşuyorum.
You buy clothes from street vendors?
Sokak satıcılarından giysi alır mısın?
Many vendors now marry TLS's encryption
Birçok satıcı artık TLSin şifreleme
The perp swindled the vendors out of two billion won this time.
Fail bu kez satıcılardan iki milyar won söğüşlemiş.
Strolling around, chatting with vendors.
Dolaşıp satıcılarla konuşmak.
I have done the research, I have contacted the vendors. The deal is set.
Araştırmayı yaptım. Satıcılarla konuştum, anlaşma tamam.
Are just gonna magically swarm our booth? Gordon: Okay, you think thousands of vendors.
Binlerce satıcının gizemli bir şekilde standımıza doluşacağını mı düşünüyorsun?
You think thousands of vendors are just gonna magically swarm our booth?
Binlerce satıcının gizemli bir şekilde standımıza doluşacağını mı düşünüyorsun?
Results: 337, Time: 0.0619

Top dictionary queries

English - Turkish