VERGE in Turkish translation

[v3ːdʒ]
[v3ːdʒ]
verge
sınırında
border
boundary
limit
frontier
line
perimeter
borderline
demarcation
fringe
no bounds
eşiğinde
threshold
sill
is the edge
brink
doorsill

Examples of using Verge in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
In August 2012, The Verge announced that an internal memorandum had been sent out to developers and Microsoft employees announcing the decision to"discontinue the use" of the term"Metro" because of"discussions with an important European partner".
Ağustos 2012 yılında, The Verge bir iç muhtırasının geliştiriciler için gönderilen edildiğini açıkladı ve Microsoft çalışanlarına'' Metro'''' kullanmayı bırakın'' kararı duyuruldu.
Every week, I see guys like me at the V. A… P.T.S.D., verge of suicide… just wishing our government cared as much about their rights as they do about the bad guy's rights.
Her hafta Gaziler Bakanlığında, stres bozukluğu veya intiharın eşiğinde olan sadece hükümetin kötü adamların doğrularını umursadıkları kadar kendi doğrularının da umursanmasını dileyen benim gibi adamlar görüyorum.
Writing for The Verge, Kaitlyn Tiffany compared the song to"Bad Romance" but with an"extra adrenaline shot of a big stadium rock song and some twinkly, vaguely creepy'80s synthesizers.
The Verge için yazan Kaitlyn Tiggany şarkıyı'' Bad Romance'' ile kıyaslayarak'' ekstra adrenalin dolu ve büyük bir stadyum rock şarkısı, ayrıca 80lerin synthesizerleri de var.
In early January 2015 The Verge obtained further details surrounding"Spartan" from sources close to Microsoft, including reports that it would replace
Ocak 2015in başlarında The Verge, Microsofta yakın kaynaklardan'' Spartan'' ile alakalı daha detaylı bilgilere eriştiğini,
In 2003, Verge Wireless, a subsidiary of CamSoft Data Systems, Inc., a small company from Baton Rouge Louisiana, forms an agreement with Tropos Networks to build one of the first municipal wireless networks in the downtown area of the city.
Te, Amerikanın güneyinde bulunan Louisiana eyaletinin başkenti olan Baton Rougede CamSoft Bilgi Sistemlerinin bir alt şirketi olan Verge Wireless, ilk bölgesel kablosuz ağlardan birini oluşturmak için Tropos Network ile bir anlaşma gerçekleştirdi.
you know where the verge where base consumerism is setting in.
tüketiciliğin eşiğinin ve maksimum noktaya ulaştığı yeri biliyorsunuz.
I think this is verging on inappropriate.
Sanırım bu iş uygunsuz olma sınırında.
Don't bother with Tibbs& Company… and verges of bankruptcy and all that.
Tibbs& Company ile uğraşmayın… iflasın eşiğinde.
Verging… towards leather.
Tam kıyısında… deriye doğru.
So what our hidden cameras now capture verges on the miraculous. Few leopards are left.
Gizli kameralarımızın yakaladığı bu görüntüler mucize sayılabilir. Çok az sayıda leopar kaldığından.
Few leopards are left, so what our hidden cameras now capture verges on the miraculous.
Gizli kameralarımızın yakaladığı bu görüntüler mucize sayılabilir. Çok az sayıda leopar kaldığından.
It was verging on embarrassing.
Utanç vericiliğin kıyısındaydın.
Or nonchalance, it verged on impertinence. Those that did talk to me did with such indifference.
Benimle konuşanlar öylesine kayıtsız hatta ilgisizlerdi ki küstahlığa ramak kalmıştı.
Or they are confused verging on angry?
Ya da kafaları karışık ve öfkelenmek üzereler.
Soon, apart from the slow waves of irregular amplitude, short series of waves being to appear with a high frequency, so called"verges of sleep.
Yakında, farklı büyüklüklerde olan yavaş dalgalar zamanla kısa zamanlı yüksek frekanslı dalgalar olacak… ve biz buna'' sınır uykusu'' diyoruz.
Pete Paphides of The Times called the song"excellent", and describing it as"a collision of acoustic downstrokes and feverishly jaunty rhythm that verges on reggae.
The Timestan Pete Paphides,'' harika'' olarak değerlendirdiği şarkı için'' Akustik vuruşlar ile reggaeye yaklaşan hararetli neşeli ritimlerin bir çarpışması.'' ifadesini kullandı.
Yeah?- Verge.
Verge.- Evet?
Verge is right.
Verge haklı.
Verge.- Yeah?
Verge.- Evet?
Call me Verge.
Bana Verge de.
Results: 1524, Time: 0.049

Top dictionary queries

English - Turkish