VOLUNTARILY in Turkish translation

['vɒləntrəli]
['vɒləntrəli]
isteyerek
willingly
wanting
on purpose
asking
intentionally
voluntarily
willfully
by choice
seeking
didn't mean
kendi arzusuyla
kendi irademle
gonullu olarak
voluntarily
kendi rızanla
kendi istekleriyle
kendi rızanızla

Examples of using Voluntarily in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm doing it voluntarily.
Bunu kendi isteğimle yapıyorum.
You can come voluntarily or we will arrest you.
Kendi rızanla gel yoksa seni tutuklarız.
And you would come here voluntarily?
Buraya kendi isteğinle geleceksin sanki?
At this rate we will be retired, and not voluntarily.
Bu gidişle, emekli olacağız; hem de isteyerek değil.
You mean like voluntarily going to a city of super apes?
Süper maymunlarla dolu bir şehre kendi isteğimle gitmek gibi mi?
If you won't divorce voluntarily, we will evacuate you as a Jew as well.
Kendi rızanla boşanmazsan, seni de Yahudi diye götüreceğiz.
Thank you for doing this voluntarily.
Bunu kendi isteğinle yaptığın için sağ ol.
So either you move out voluntarily, or we will have to find another way.
Ya kendi rızanızla çıkarsınız ya da başka türlü yapmak gerekecek.
Well, get in the car voluntarily.
O zaman arabaya isteyerek bin.
I came here voluntarily!
Ben buraya kendi isteğimle geldim!
If you were here voluntarily. I wouldn't be here to make a purchase.
Kendi rızanla burada olsaydın satın almak için buraya gelmezdim.
You should go voluntarily.
Kendi isteğinle gitmelisin.
Why would a rapist voluntarily give up his DNA?
Bir tecavüzcü DNAsını neden isteyerek versin ki?
But I went voluntarily.
Kendi isteğimle gittim.
And it will look a lot better if you take this step voluntarily.
Bu adımı kendi rızanla atman çok daha iyi görünür.
An8}You should go voluntarily.
An8} Kendi isteğinle gitmelisin.
Meanwhile, I voluntarily took medicine to help me sleep.
Bu arada, ben uyumak için isteyerek ilaç aldım.
You mean like voluntarily going to a city of super-apes?
Süper maymunlarla dolu bir şehre kendi isteğimle gitmek gibi mi?
This feels unnatural to me, voluntarily arriving at a police station.
Bu, bana pek doğal gelmiyor. Kendi isteğinle polis merkezine geliyorsun.
I have never seen you go voluntarily to your mother's before.
Daha önce hiç, annene kendi rızanla gittiğini görmemiştim.
Results: 534, Time: 0.0882

Top dictionary queries

English - Turkish