WAS ELECTROCUTED in Turkish translation

[wɒz i'lektrəkjuːtid]
[wɒz i'lektrəkjuːtid]
elektrik çarptı
elektrikle öldürülmüş
elektrik çarpmış
elektrikli sandalyede idam edildi

Examples of using Was electrocuted in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
De Ville was electrocuted in her bathtub.
De Ville küvetinde elektrik akımına kapıldı.
Looks like the guy Was electrocuted.
Görünüşe göre adam elektrikle çarpılmış.
I too was electrocuted similarly.
Ben de aynı şekilde çarpıldım.
Harry Clayton was electrocuted last night.
Harry Clayton dün gece akıma kapıldı.
And then I immediately fell into subway tracks and was electrocuted.
Ama dönerken metro raylarına düştüm ve çarpılarak öldüm.
This guy was electrocuted.
Bu çocuk çarpılarak öldü.
Another 24, but there's nothing to support Valenti was electrocuted.
Diğer 24 şey, Valentinin çarpılarak öldüğünü destekleyecek birşey yoktu.
The second was electrocuted, his arm caught in high-tension wires,
İkincisini elektrik çarptı, kolunu yüksek gerilim hattına kaptırdı.
Interpol has been electrocuted.
Interpolü elektrik çarptı.
The preliminary medical examiner's report said all the girls were electrocuted.
Ön tıbbi muayene raporunda kızların elektrikle öldürüldüğü yazıyor.
When i saw the lightning hit the roof, you were electrocuted.
Çatıya şimşek düşünce sana elektrik çarptı.
You were electrocuted?
Sen elektrik edildi?
I couldn't even imagine being electrocuted.
Elektroşoku bile hayal edemiyorum.
They were electrocuted!
Onlar şoklandılar!
Somehow, being electrocuted makes you a better driver.
Nasıl olduysa, elektriklenmek seni daha iyi bir şoför haline getirdi.
Theoretically, he could have been electrocuted someplace else.
Teorik olarak, ona başka bir yerde elektrik çarpabilirdi.
I don't know about you guys, but personally I would rather be electrocuted than fricasseed.
Sizi bilmem, ama ben yahni olmaktansa elektrikle çarpılmayı tercih ederim.
And were electrocuted to death. Some people have pissed on them.
Bazı kişiler çitlere işemişler… ve elektriğe çarpılarak ölmüşler.
Men and 4 women were electrocuted in that chair before it was retired.
Bu sandelyede 120 erkek ve dört kadın idam edildi.
Men and four women were electrocuted in that chair. Beautiful.
Bu sandalyede 120 erkek ve dört kadın idam edildi.
Results: 40, Time: 0.0432

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish