ELECTROCUTED in Turkish translation

[i'lektrəkjuːtid]
[i'lektrəkjuːtid]
elektrik
electricity
electric
power
utility
elektrikledi
elektrik akımına kapıldım
çarptı
to crash
hitting
multiply
bumping
slam
running
banging
smash
to ram

Examples of using Electrocuted in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Says the crazy bitch that electrocuted me.
Bunu beni çarpan sürtük söylüyor.
said alternating current electrocuted animals.
alternatif akımın evcil hayvanını öldürdüğünü iddia etti.
nearly stabbed, shot at, and electrocuted.
ateş edildi bana ve şoklandım.
I feel like I'm getting drunk and electrocuted at the same time.
Aynı anda hem sarhoş olmuş hem elektrik çarpmış gibiyim.
So you're saying someone electrocuted her on purpose?
Yani demek istediğin, birisi ona bilerek elektrik mi verdi?
No, I'm just saying that I think that Pecs electrocuted her on purpose.
Hayır sadece demek istediğim bence Pecs ona bilerek elektrik verdi.
hung, electrocuted and burned.
asıldım, elektriğe çarpıldım ve yandım.
The first one was asphyxiated by gas and the other electrocuted.
İlki gazla boğulmuş, diğeri de elektrikle öldürülmüş.
Therefore, our second victim was tied to a fence and electrocuted.
Bu yüzden ikinci kurbanı da çite bağlayıp elektrik vermişti.
Electrocuted by unknown assassin, at sea.
Kimliği bilinmeyen biri tarafından denizde elektrik çarptırılarak öldürüldü.
I don't know about you guys, but personally I would rather be electrocuted than fricasseed.
Sizi bilmem, ama ben yahni olmaktansa elektrikle çarpılmayı tercih ederim.
In a wall socket. He electrocuted himself by sticking a fork.
Duvardaki prize çatal sokarak… kendine elektrik vermiş.
Lieber's electrocuted in his own lab. a few hours later.
Birkaç saat sonra da, Lieber laboratuarında elektrikle çarpılarak öldü.
Electrocuted. In the shower.
Duşta… elektrik çarptı.
In the shower. Electrocuted.
Duşta… Elektrik çarpmış.
Electrocuted… in the shower.
Duşta… Elektrik çarpmış.
An elevator-- Electrocuted 5 people.
Bir asansör… Beş kişiye elektrik vermiş.
Electrocuted 5 people.
Beş kişiye elektrik vermiş.
Men and 4 women were electrocuted in that chair before it was retired.
Bu sandelyede 120 erkek ve dört kadın idam edildi.
Doctor? Electrocuted.
Doktor. Elektrik çarpmış.
Results: 77, Time: 0.0579

Top dictionary queries

English - Turkish