IDAM in English translation

execution
idam
infaz
icra
uygulama
yürütme
death
ölüm
ölümüne
ölmek
ölümü
ölene
execute
idam
infaz
yerine
öldürün
uygula
öldür
uygulayın
capital
sermaye
başkent
büyük
idam
kapital
merkezi
executed
idam
infaz
yerine
öldürün
uygula
öldür
uygulayın
hanging
asar
sıkı
biraz
bir
bekle
asın
dur
asılı
dayan
asmama
beheaded
kafasını
kellelerini
idam etmelisiniz
başını kesiyor
hangings
asılı
asılmış
asmak
sallanan
asma
idam
sarkan
takılmak
asılan
takılan
beheadings
kafa kesmeler
kelle
baş kesmeler
idam
kafa kesmekten bahsedince
hanged
asar
sıkı
biraz
bir
bekle
asın
dur
asılı
dayan
asmama
executions
idam
infaz
icra
uygulama
yürütme
executing
idam
infaz
yerine
öldürün
uygula
öldür
uygulayın
hang
asar
sıkı
biraz
bir
bekle
asın
dur
asılı
dayan
asmama

Examples of using Idam in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Eun-sup da Yabancılar Kanununa göre idam edilecek.
Eun-sup will also be beheaded according to the Foreigners Act.
Shibatanın casuslarını idam ediyor olmalılar.
They must be executing Shibata's spies.
Bu lafınla, seni idam ettirebilirim. Büyücü seni!
For saying that, I shall have you hanged. You witch!
Shimozaka. Yarın gün ağarırken 4 adamı idam edin.
Shimozaka. Execute the four men in custody at dawn tomorrow.
O dönem, meydanda gerçekleştirilen tek idam Tyburn ve Newgateti.
The only public executions during this period were at Tyburn and Newgate.
Eski Batıdaki en meşhur idam yargıcıydı.
He was the most famous hanging judge in the old west.
Ben daha az korkuyorum çünkü idam edilmek üzereyim!
I'm scared shit less, because I'm about to be beheaded!
O askerleri idam edemezsin!
You can't hang those soldiers!
Kendimi idam ediyorum!
I am executing myself!
Temmuz 1684de Koga clan üyesi Naito Genemon vatana ihanetten idam edildi.
In July 1684 Naito Genemon, a Koga clan member, was hanged for treason.
Yarın gün ağarırken 4 adamı idam edin. Shimozaka.
At dawn tomorrow. Shimozaka. Execute the four men in custody.
Ölüm, idam.
Death, executions.
En kötü ihtimalle, idam.
At worst, beheaded.
Söylesenize bana neden bu ikisini cinayetten idam ettirmeyeyim?
You wanna tell me why I shouldn't hang them both for murder?
Bilinçaltın seni geceleri idam ediyor.
Your subconscious is executing you on a nightly basis.
Earl Warrenın vurulup idam edilmesi gerekir.
Earl Warren should be shot and hanged.
Yarın gün ağarırken 4 adamı idam edin. Shimozaka.
Shimozaka. Execute the four men in custody at dawn tomorrow.
Ertesi gün dokuz kişi idam edildi.
There were nine executions the next day.
Tabi ki adamı idam ediyor!
Of course, he's executing the fellow!
O, cinayetten idam edildi.
He was hanged for murder.
Results: 1254, Time: 0.0489

Top dictionary queries

Turkish - English