BEHEADED in Turkish translation

[bi'hedid]
[bi'hedid]
idam
execution
death
execute
capital
hanging
beheaded
hangings
beheadings
kelleni
bounty
head
kell
beheadings
başı kesilmiş
başa baş
kelesi kesildi

Examples of using Beheaded in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I think they have something to do with the beheaded Yu Qian.
Sanırım başını kesen Yu Qian ile bir ilgileri var.
And beheaded thousands of barbarians. He charged toward the enemy camp alone.
Ve binlerce barbarın kellelerini kesti. Düşman kampına tek başına hücum etti.
They swiftly beheaded and burned the infected.
Hastalıklı olanların hızlıca başlarını kestiler ve onları yaktılar.
You will be beheaded for sure.
Kafam olmadığı için önünde eğilmiyorum.
The beheaded male doesn't die immediately;
Kafası kopan erkek hemen ölmez.
You don't honk, you beheaded dog.
Korna çalma, seni kafasız köpek.
We're trying to get him deported, not beheaded.
Sürgün ettirmeye çalışıyoruz, başını vurdurtmaya değil.
This dichotomy led to a revolution in which Antoinette and her husband were beheaded.
Bu durum bir ihtilale neden olmuş Antoinette ve eşinin kafaları kesilmiştir.
Senbon was beheaded here.
Senbon burada infaz edilmişti.
After the restoration, hundreds of officials were beheaded during a purge.
Devrimden sonra…,… yüzlerce devlet görevlisi başları kesilerek tasfiye edildi.
They too were crucified, beheaded, stoned.
Onlar da çarmıha gerildi, taşlandı, kafaları kesildi.
Finally, he was captured and beheaded, on the spot where this temple now stands.
En sonunda bu tapınağın şu anda bulunduğu noktada yakalanmış ve kafası vurulmuş.
Sami beheaded Layla's body.
Sami, Leylanın cesedinin kafasını kesti.
Sami was violently beaten and beheaded.
Sami şiddetle dövüldü ve kafası kesildi.
This one is about a Grimm who tracked down and beheaded an entire family of Faeteo fatalis in.
Buırada koca bir Faeteo Fatalis ailesini takip edip başlarını alan bir Grimm var.
The king was captured during the battle and beheaded.
Kral savaş sırasında esir edildi ve kafası kesildi.
Antoine Lavoisier was beheaded during the French revolution.
Antoine Lavoisier Fransız devrimi sırasında başı kesilerek idam edildi.
The prisoners suffocated or die violently beheaded.
Mahkumlar ya boğularak öldürülüyor… ya da vahşice kafaları kesiliyor.
The prisoners suffocated or die violently beheaded.
Mahkumlar ya boğuluyor ya da vahşice kafaları kesiliyor.
The same children your husband beheaded.
Aynı çocukların başını senin kocan kesti.
Results: 89, Time: 0.0615

Top dictionary queries

English - Turkish