WAVELENGTH in Turkish translation

['weivleŋθ]
['weivleŋθ]
dalgaboyu
wavelength
frekans
frequency
wavelength
the R.F.
jammers
RF
dalga boyuna
wavelength
dalga boyunu
dalga boyunda
dalga boyunun
bir dalgaboylu

Examples of using Wavelength in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It looks like each stone radiates a slightly different wavelength.
Görünüşe göre her bir taş farklı dalga boylarında ışın saçıyor.
The frequency and wavelength at which Your Majesty's heart disappears, it suggests a specific distance.
Sizlerin kalbinin kaybolduğu dalga ve frekans belirli bir mesafeyi işaret ediyor.
We confirmed the wavelength matched the missing material.
Dalgaboyunun kaçırılan maddelerle eş olduğunu doğruladık.
When the crickets chirp they create wavelength.
Cırcırböcekleri öterken, bir dalga boyu oluşturur.
There's nothing inherent about red that makes it long wavelength.
Kırmızının doğasında, onu uzun dalgaboylu yapan hiç bir şey yok.
With a wavelength detector.
Bir dalga boyu dedektörü ile.
It prefers this wavelength of light.
Işığın bu dalgaboyunu tercih ediyor.
That guy bought a telephone in Japan that uses another wavelength.
Japonyadan başka bir dalga boyunu alan bir telefon satın almış.
Is called the wavelength. The distance between adjacent waves.
Komşu dalgaların arasındaki uzaklığa dalga boyu denir.
Is called the wavelength. The distance between adjacent waves.
Birbirine yakın dalgalar arasındaki uzaklığa dalga boyu denir.
As the wavelength of the radiation. Which happens when they're the same size.
Radyasyonla aynı dalga boyutlarında olduğu zaman böyle oluyor.
We gotta empower your emotional tower and send out a wavelength of self-love and acceptance.
Duygusal alıcını güçlendirip kendini sevme ve kabullenme dalgaları yaymalısın.
Quantized energy levels result from the relation between a particle's energy and its wavelength.
Nicelleşmiş enerji seviyeleri parçacığın enerjisi ve dalga uzunluğu arasındaki ilişkiden doğar.
And send out a wavelength of self love and acceptance. We gotta empower your emotional tower.
Duygusal alıcını güçlendirip kendini sevme ve kabullenme dalgaları yaymalısın.
To get the transmission. I had to tap into a very low-tech wavelength.
Iletimi almak için. Çok düşük teknolojili bir dalga boyuna girmek zorunda kaldım.
I had to tap into a very low-tech wavelength to get the transmission.
Iletimi almak için. Çok düşük teknolojili bir dalga boyuna girmek zorunda kaldım.
Balmer then used this formula to predict the wavelength for m 7 and Hagenbach informed him
Balmer daha sonra m 7 için dalga boyu tahmin etmek üzere bu formülü kullandı
For normal-incidence illumination the minimum spatial period that can be resolved with wavelength λ through a medium with refractive index n is λ/n.
Normal sıklığı aydınlatma kırılma indeksi n olan bir ortam ile dalga boyu l ile çözülebilir asgari uzamsal dönem λ/ n.
The Compton wavelength can be contrasted with the de Broglie wavelength,
Compton dalgaboyu parçacığın momentumuna dayanan ve parçacık ile nicem
The strong atmospheric extinction in some wavelength regions(such as X-ray, ultraviolet, and infrared) requires the use of space-based observatories.
Örneğin, X-ışını, mor ötesi ve kızıl ötesi gibi bazı dalga boyu bölgelerinde güçlü atmosferik sönme uzay temelli gözlemlerin kullanılmasını gerekli kılmaktadır.
Results: 211, Time: 0.0602

Top dictionary queries

English - Turkish