DALGA in English translation

wave
dalga
el sallamak
sallamak
el sallarız
make fun
dalga
alay
çarpıştırısıyla eğlenmek
ripple
dalga
dalgalanma
yaratacağı
hissedilmiş vaziyette dalgalanma
tide
gelgit
akıntı
dalga
gel-git
medcezir
suların
yükseldiğinde
mock
alay
sahte
dalga
alay et
alaya
joke
şaka
espri
şakadan
dalga
fıkrayı
surge
artışı
dalgalanması
dalgası
akımı
yükselmesi
tease
alay
kızdırırım
şaka
dalga
çok muzip
wavefront
dalga
dalgayüzü

Examples of using Dalga in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Benimle dalga geçiyor olmalısın. Aman Tanrım.
You have got to be kidding me. Oh, my God.
Tek bir erken ölümün dalga etkisi… yüzlerce insanın hayatını etkileyebilir.
Can affect hundreds of lives. The ripple effect from just one early death.
Bol miktarda şarap ve dalga geçebileceğin bir sürü hoş insan olacak.
There will be plenty of wine and nice people you can quietly mock.
İnsanlar size inanmayabilir ve sizinle dalga geçebilir.
Make fun of you and stuff. People might not believe you.
Ama dalga geçiyorlar.
But… they joke about it.
Dalga yoğunluğu on kat arttı.
Wavefront intensity has increased by an order of magnitude.
Sizinle bu konuda dalga geçemem ki. Tüh!
I cannot tease you about that. Oh, dear!
Hadi sana dalga havuzunu göstermek istiyorum.
Come on, I want to show you the tide pools.
Dalga atımı şu anda senkronize.
Surge pulse now synchronized.
Benimle dalga geçiyor olmalısın. -Bekle!
You got to be kidding me.- Wait. Whoa!
Gider ve insanlara çaktırmadan onlarla dalga geçeriz.
We will hang out and we will just quietly mock people.
Harika. İstediğin kadar dalga geçebilirsin benimle.
Great. And you can make fun of me all you want.
Bütün bunlara Silas ve Amaranın günahının dalga etkisi neden oldu.
All caused by the ripple effect from Silas and Amara's sin.
Dalga geçiyorsun ama daha öncesinde söylemişti.
You joke, but he has said that to me before.
Dalga yoğunluğu artmaya devam ediyor.
Wavefront intensity is continuing to increase.
Her yıl dalga seviyesinin en düşük olduğu zamanda geliyoruz.
We come every year at low tide.
Dalga göstergeleri… o şeyden geliyor.
Surge indicators coming from that thing.
Benimle dalga geçiyor olmalısın. -Bekle.
You got to be kidding me. Whoa!- Wait.
Dünyanın% 99unun beğendiği bir şeyle açık açık dalga geçemezsin.
You can't openly mock things 99% of the world enjoys.
Ah… Bana böyle dalga geçemezsin!
Oh… You can't tease me like that!
Results: 2161, Time: 0.0431

Top dictionary queries

Turkish - English