WE BEGIN in Turkish translation

[wiː bi'gin]
[wiː bi'gin]
başlayacağız
we will start
we will begin
we're gonna start
do we start
we're going to start
we shall start
we would start
we shall begin
do we begin
we're gonna begin
başlamadan
to start
to begin
to commence
başlarız
head
chief
handle
lead
upside
prime
deal
top
cope
principal
başlangıç
start
beginning
initial
of origin
preliminary
initiation
inception
first
opening
slate
başlıyoruz
to start
to begin
to commence
başladık
to start
to begin
to commence
başladığımızda
to start
to begin
to commence
başlarsak
head
chief
handle
lead
upside
prime
deal
top
cope
principal
başlar
head
chief
handle
lead
upside
prime
deal
top
cope
principal

Examples of using We begin in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Our thoughts, our words will flow freely as we begin The Reach. No.
Hayır. Reache başladığımızda, düşüncelerimiz, sözlerimiz özgürce akacak.
We begin to speak.
Konuşmaya başladık.
No, we begin by coveting what we see every day.
Hayır, her gün gördüğümüz şeylere imrenerek başlarız.
Jeanine is dead. Today, we begin the trials of her conspirators.
Bugün ona çalışan hainlerin duruşmalarına başlayacağız. Jeanine öldü.
If we begin firing in there, we may hit the warp core.
Eğer orada ateş etmeye başlarsak, warp çekirdeğini vurabiliriz.
No. as we begin The Reach. Our thoughts, our words will flow freely.
Reache başladığımızda, düşüncelerimiz, sözlerimiz özgürce akacak. Hayır.
And so we begin.
Böylece başladık.
No. We begin by coveting what we see every day.
Hayır, hergün gördüğümüz şeyi arzulamaya başlarız.
At the grave, we begin the ceremony for the burial of the coffin.
Mezarlıkta, tabutun gömülmesi merasimine başlayacağız.
No. Our thoughts, our words will flow freely as we begin The Reach.
Hayır. Reache başladığımızda, düşüncelerimiz, sözlerimiz özgürce akacak.
If we begin now, we may be able to stop them.
Eğer şimdi başlarsak, onları durdurabiliriz.
We begin again.
Tekrar başladık.
We begin by coveting what we see every day.
Hergün gördüğümüz şeyi arzulamaya başlarız.
As we begin The Reach. Our thoughts, our words will flow freely No.
Reache başladığımızda, düşüncelerimiz, sözlerimiz özgürce akacak. Hayır.
If we begin thinking of all the horror in the world, we're lost.
Eğer dünyadaki tüm vahşeti düşünmeye başlarsak yitip gideriz.
So that we begin to show genetic anomalies.
Böylece bizler genetik olarak anormallikler göstermeye başladık.
Our thoughts, our words will flow freely No. as we begin The Reach.
Hayır. Reache başladığımızda, düşüncelerimiz, sözlerimiz özgürce akacak.
Bosley? We begin our broadcast day! Angels!
Melekler! Bosley? Bugünkü yayınımıza başladık!
No, we begin by covetingwhat we see every day.
Hayır, her gün gördüğümüz şeylere imrenerek başlarız.
That when we see tomorrow's sunset… we begin to fix the mistakes we made.
Yarın günbatımını gördüğümüzde yaptığımız hataları düzeltmeye başlayacağız.
Results: 1082, Time: 0.0625

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish