WE WILL DO EVERYTHING in Turkish translation

[wiː wil dəʊ 'evriθiŋ]
[wiː wil dəʊ 'evriθiŋ]

Examples of using We will do everything in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No. it's not uncommon in homes with…- You can say Cured. Eh… We will do everything we can to catch them but, uh, this sort of thing.
İyileşmiş'' diyebilirsin.- Hayır. Yakalamak için her şeyi yapacağız… ama bu sıradan bir olay değil… evin içinde şey varken.
Carter's right and you're from an alternate universe in which case we will do everything we can to get you back home.
Carter haklı ve siz paralel bir evrenden geldiniz, bu durumda sizi geri gönderebilmek için herşeyi yapacağız.
Eh…- You can say Cured. We will do everything we can to catch them it's not uncommon in homes with… but, uh, this sort of thing No.
İyileşmiş'' diyebilirsin.- Hayır. Yakalamak için her şeyi yapacağız… ama bu sıradan bir olay değil… evin içinde şey varken.
In which case we will do everything we can to get you back home. A: Carter's right and you're from an alternate universe.
Carter haklı ve siz paralel bir evrenden geldiniz,… bu durumda sizi geri gönderebilmek için herşeyi yapacağız.
We will do everything, regardless of the conditions set by the EU, to find Mladic and have him answer for what he is charged with.
Mladiçi bulmak ve kendisine yöneltilen suçlarla ilgili yanıt vermesini sağlamak için ABnin koyduğu şartlardan bağımsız olarak her şeyi yapacağız.
We will do everything we can to keep things brief and concise so that we can all get out of here on time.
Ki buradan zamanında çıkabilelim. İşleri kısa ve öz tutmak için elimizden geleni yapacağız.
We will do everything we can to get you back home. alternate universe in which case A: Carter's right and you're from an.
Carter haklı ve siz paralel bir evrenden geldiniz,… bu durumda sizi geri gönderebilmek için herşeyi yapacağız.
But once we have a"go," I promise you…- Mm-hmm. We will do everything we can to get Erica back safely.
Fakat'' git'' talimi aldığımızda sana söz veriyorum ki Ericayı sağ salim getirmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.
Dr. Minor, rest assured we will do everything… in our power to ensure your safety.
Dr. Minor emin olabilirsiniz ki, kudretimiz çerçevesinde sizi korumak… için elimizden geleni yapacağız.
Listen, we will do everything we can for you and your baby, okay? Listen, listen?
Dinle, dinle. Dinle, sen ve bebeğin için elimizden… gelen herşeyi yapacağız, tamam mı?
No, no, no, no, no, we will do everything.
Hayır, hayır, hayır, hayır, hayır, elimizden gelen her şeyi yapacağız.
I want to thank you for coming here today. And I promise you that we will do everything we can to find your daughter.- Thank you.
Bugün buraya geldiğiniz için teşekkür etmek istiyorum ve size söz veriyorum kızınızı bulmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.
We will do everything we can to equip and accommodate you for this journey, Miss Cuddy.
Sizi bu yolculuğa hazırlamak ve donatmak için… elimizden gelen her şeyi yapacağız Bayan Cuddy.
I did not condone any drug abuse, and we will do everything possible to reduce… this serious threat to our society.
Hiçbir madde bağımlılığına göz yummamıştım, bundan sonra da toplumumuzu tehdit eden bu sorunu bitirmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.
We will do everything in our power to identify the culprit as soon as we can and apprehend the culprit.
Suçluyu olabildiğince çabuk tespit etmek ve yakalamak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.
And I promise, we will do everything we can to get you out from under this loan as soon as possible.
Ve söz veriyorum, sizi bu borçtan en kısa zamanda kurtarmak için yapabileceğimiz her şeyi yapacağız.
We will do everything we can to help find Rose,
Roseu bulmak için her şeyi yaparız ama kızını kaçıranların
I couldn't make you any promises, but we will do everything possible to save your husband.
Garanti veremem. Ama eşinizi kurtarmak için mümkün olan her şeyi yaparız.
Our coming here is a clear message that we will do everything possible to restore a peaceful life here by building measures of confidence," Buckovski said.
Bakan,'' Buraya gelişimiz burada güven önlemleri alarak barışçıl bir yaşam oluşturma konusunda olanak kapsamında olan her şeyi yapacağımızı gösteren açık bir mesajdır.'' dedi.
You don't know that. I know that we will do everything possible.
Bunu bilemezsin. Etkili bir tedavi bulmak için… mümkün olan her şeyi yapacağımızı biliyorum.
Results: 77, Time: 0.0599

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish