WELDING in Turkish translation

['weldiŋ]
['weldiŋ]
kaynak
source
spring
weld
supply
reference
fund
origin
fountain
the funding
kaynağı
source
spring
weld
supply
reference
fund
origin
fountain
the funding
kaynakçılık
source
spring
weld
supply
reference
fund
origin
fountain
the funding
kaynakçıları
source
spring
weld
supply
reference
fund
origin
fountain
the funding
lehimleme

Examples of using Welding in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Welding is very difficult, Homer.
Kaynak yapmak çok zordur, Homer.
What about welding everyone except me to the wall?
Peki ya duvara kaynaklanan benim dışında diğerleri ne olacak?
She had to watch a lot of welding before she got good.
İyi olmadan önce bir çok kaynak gözlemlemek zorunda kalmış.
Got any welding experience?
Kaynak yapma deneyimin var mı?
We need help with the welding. You there.
Siz oradakiler. Kaynak için yardım lazım.
Fudge. Three electrical values drive welding principles.
Fudge. Kaynak yapma prensiplerinin üç elektronik değeri.
Three electrical values drive welding principles. Fudge.
Fudge. Kaynak yapma prensiplerinin üç elektronik değeri.
We have a welding torch.
Bir kaynak meşalemiz var.
I have just handed Jeremy a welding iron.
Jeremyye bir kaynak demir verdim.
Yay! I have just handed Jeremy a welding iron!
Jeremyye bir kaynak demir verdim.- Yuppi! Evet!
Debbie.- Hi. My arc welding sculpture went great.
Debbie. Ark kaynağıyla yaptığım heykelim çok güzel oldu.- Selam.
Welding in silence feels strange.
Kaynaşma sessizlikte garip geliyor.
You're doing a welding job on a space station, remember?
Uzay istasyonunda bir kaynak işi yapıyorsunuz, hatırlıyor musunuz?
We're trapped here. We have a welding torch.
Bir kaynak meşalemiz var. Burada sıkıştık.
It's used for welding.
Kaynak yapmak için kullanılıyor.
No disrespect, E-Ray, but I'm looking for a welding class.
Alınma E-Ray, ama bir kaynak yapma dersi arıyorum ben.
A kid's playing in a sandbox and he finds a welding mask.
Bir çocuk kum havuzunda oynuyor ve bir kaynak maskesi buluyor.
Steady-state micro welding?
Sabit haldeki bir mikro kaynak mı?
Steady state micro welding?
Sabit haldeki bir mikro kaynak mı?
I don't know, nighttime welding?
Bilemedim, gecelik kaynak mı?
Results: 145, Time: 0.0473

Top dictionary queries

English - Turkish