WINDMILLS in Turkish translation

['windmilz]
['windmilz]
yel değirmenleri
yeldeğirmeni
windmill
rüzgar değirmenleriyle
rüzgar gülleri
yeldeğirmenleri
windmills
yel değirmenlerini
yel değirmenlerine

Examples of using Windmills in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yes. You didn't even look at happy windmills.
Mutlu yel değirmenlerine bakmadın bile. Evet.
they are windmills.
onlar dev değil, onlar yel değirmeni.
Scientific discoveries such as new geometric derivatives and windmills were registered in this period.
Bu dönemde yeni geometrik türevler ve yel değirmenleri gibi bilimsel buluşları tescillendi.
You didn't even look at"happy windmills. Yes.
Mutlu yel değirmenlerine bakmadın bile. Evet.
You like… windmills?
Yel değirmenlerini sever misiniz?
There's lots of dodgy windmills all over Whitechapel.
Whitechapel civarında bir sürü sağlıksız yel değirmeni var.
Settling my disputes with dance. Windmills.
Dans ile sıkıntılarımı çözüyorum. Yel değirmenleri.
It might even be connected to those windmills by cables.
Kablolarla o yel değirmenlerine bağlı da olabilir.
Regardless of where you go in Holland, you will see windmills.
Hollandada nereye gidersen git, yel değirmenlerini göreceksin.
You can't stop the wind from blowing, but you can build windmills.
Esen rüzgara engel olamazsın; fakat yel değirmeni inşa edebilirsin.
Windmills. Settling my disputes with dance.
Dans ile sıkıntılarımı çözüyorum. Yel değirmenleri.
It doesn't matter where you go in Holland, you will see windmills.
Hollandada nereye gidersen git farketmez, yel değirmenlerini göreceksin.
More windmills than you can shake a stick at.
Sallamanız ve çubuk yapmanız için daha çok yel değirmeni.
No matter where you go in Holland, you will see windmills.
Hollandada nereye gidersen git, yel değirmenlerini göreceksin.
Oh, dang. Now I hate windmills even more.
Kahretsin, artık yel değirmenlerinden daha çok nefret ediyorum.
It's like fighting windmills.
Bu, yel değirmenleriyle mücadele etmek gibi.
Battling windmills.
Yel değirmenleriyle savaş.
I always thought windmills were Dutch.
Rüzgâr değirmenlerinin Hollandada olduğunu sanıyordum.
You fight windmills in a way that compels admiration.
Yel değirmenleriyle öyle savaşıyorsun ki hayran olmamak elde değil.
Simon Stevin had shown what really well designed windmills were capable of.
Simon Stevin gerçekten iyi tasarlanmış yel değirmenlerinin neler yapabileceğini göstermişti.
Results: 81, Time: 0.0565

Top dictionary queries

English - Turkish