WORKED AS in Turkish translation

[w3ːkt æz]
[w3ːkt æz]
olarak çalışıyordu
he worked as
olarak çalışan
works as
olarak çalışmış
work as
olarak çalıştım
work as
olarak çalıştık
work as

Examples of using Worked as in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
His father worked as a postman.
Babası marangoz olarak çalışmaktaydı.
I was with the babies. Worked as a domestic, mostly.
Çoğunlukla bebek baktığımı söyleyeceğim. Kalabalık bir ailem olduğunu, hizmetçi olarak çalıştığımı.
And prior to joining OSI, you worked as an exotic dancer?
Ve CSIa katılmadan önce egzotik dansçı olarak çalıştınız, değil mi?
But what if the suit hadn't worked as you planned?
Fakat zırh senin planladığın gibi işe yaramasaydı ne olacaktı?
He worked as grounds keeper.
Onu görevli olarak işe almış.
Interesting. I was under the impression the Jedi always worked as a team!
Jediların daima bir takım gibi çalıştıklarını sanırdım. İlginç!
Your vest worked as advertised. I'm very glad to see.
Yeleğinin söylendiği gibi iş görmesi güzel.
Worked as a maintenance man at the cottages where Robin Aaronson was beaten to death.
Robin Aronsonun öldürüldüğü kır evinde bakım görevlisi olarak çalışıyormuş.
I must say, this little beauty certainly worked as advertised.
Söylemeliyim ki bu küçük güzel şey söylendiği gibi çalışıyor.
And there I really worked as an apprentice.
Ben orada gerçekten bir çırak gibi çalıştım.
Lizzie Borden's father at one point worked as an undertaker.
Lizzie Bordenın babasının cenaze… levazımatçısı olarak çalışmış olduğu ortaya çıktı.
Rita Coronado worked as a cleaning lady at the River Cross Plaza.
Rita Coronado, RiverCross Plazada temizlikçi olarak çalışıyormuş.
So I literally rolled up, and worked as an animal.
Bu yüzden gerçek anlamda kollarımı sıvadım ve bir hayvan gibi çalıştım.
I was under the impression the Jedi always worked as a team.
Jediların daima bir takım gibi çalıştıklarını sanırdım.
Brito worked as a waitress at the family restaurant, and later as a model, to help pay
Brito, aile lokantasında bir garson olarak çalıştı ve daha sonra model olarak,
My father worked as a lawyer for the richest family in New York, until his plane went down in Long Island Sound.
Babam, New Yorkun en zengin ailesinin avukatı olarak çalışıyordu. Ta ki uçağı Long Island Açıklarında düşene kadar.
In 1924, Ildyrym worked as Commissar of Public Roads and presented innovative ideas
Yılında, Yıldırım, devlet yollarından sorumlu komiser olarak çalıştı, daha sonra SSCBnin başka yerlerinde
We're looking for a woman who worked as a drug mule
Uyuşturucu kuryesi olarak çalışan bir kadını arıyoruz
Foster worked as an album producer on albums for The Tubes: 1981's The Completion Backward Principle, and 1983's Outside Inside.
Foster, The Tubes grubu için albüm yapımcısı olarak çalıştı: 1981de The Completion Backward Principle ve 1983te Outside Inside.
Amanda Pearson, 32, worked as a nurse until her husband's trial, and then she fell off our radar.
Amanda Pearson, 32 yaşında, kocasının mahkemesine kadar hemşire olarak çalışıyordu. Sonra ortalıktan kayboldu.
Results: 158, Time: 0.0464

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish