ACTUALLY WORKED in Turkish translation

['æktʃʊli w3ːkt]
['æktʃʊli w3ːkt]
sahiden işe yaradı mı
aslında işe yaradı
gerçekten işe yaradığına

Examples of using Actually worked in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
If voting actually worked, Crestview would make it illegal.
Eğer oylama gerçekten işe yarasaydı Crestview onu yasadışı yapardı.
Adam's idea actually worked.
Adamın fikri gerçekten işe yaramıştı.
Because the tech's never actually worked. I can't give to them.
Çünkü teknoloji hiç bir zaman gerçekten işe yaramadı. Onlara veremem.
I can't give to them because the tech's never actually worked.
Çünkü teknoloji hiç bir zaman gerçekten işe yaramadı. Onlara veremem.
But I think we took for granted that the signal actually worked.
Ama sanırım sinyalin gerçekten işe yaradığını kabul ettik.
That actually worked?
Gerçekten işe yaradı mı?
Something that actually worked.
Gerçekten işe yarayan bir şey.
I suppose if what they took actually worked then I would be angry.
Çaldıkları şey gerçekten çalışıyor olsaydı sanırım o zaman kızgın olabilirdim.
Did I, erm… suggest a plan of action that actually worked…?
Gerçekten işe yarayan bir hareket planı önerdim mi?
So those spells actually worked. Wow.
Yani bu büyüler gerçekten işe yaradı. Vay canına.
And you're saying that actually worked?
Ve sen gerçekten işe yaradığını mı söylüyorsun?
That actually worked? Oh, my gosh.
Bu gerçekten işe yaradı mı? Aman Tanrım.
That actually worked?
Bu gerçekten işe yaradı mı?
That actually worked? Hmm?
Bu gerçekten işe yaradı mı?
I can't believe that actually worked.
Bunun cidden işe yaradığına inanamıyorum.
Over the years, each of us would discover that Barney's elixir actually worked.
Yıllar boyunca hepimiz, Barneynin iksirinin gerçekten işe yarayacağını görecektik.
Someone who actually worked for what they got out of life.
Hayattan bir şeyler elde etmek için gerçekten çalışan biri.
Tom's plan actually worked.
Tomun planı aslında çalıştı.
They never actually worked together.
Onlar hiç birlikte çalışmadılar aslında.
Zarkon believed that Alfor's plan to blow up Daibazaal and destroy the rift between the realities actually worked.
Zarkon Alforun, Daibazaalı havaya uçurarak gerçeklikler arasındaki yarığı… yok etme planının gerçekten işe yaradığına inandı.
Results: 56, Time: 0.04

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish