ACTUALLY REALLY in Turkish translation

['æktʃʊli 'riəli]
['æktʃʊli 'riəli]
aslında
actually
in fact
really
well
basically
indeed
originally
essentially
honestly
know
gerçekten
really
actually
truly
real
indeed
seriously
honestly
literally
genuinely
verily
aslında gerçekten
really
actually really
well , actually
cidden
seriously
really
honestly
actually
real
literally
aslinda
actually
in fact
well
really
of it

Examples of using Actually really in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Thanks, I actually really needed this.
Teşekkürler, buna cidden ihtiyacım vardı.
I'm actually really glad you found me. Well, listen, Bunker.
Dinle, Bunker. Beni bulmana çok sevindim aslında.
Um… It's actually really fun.
Evet, öyle… Aslında gerçekten eğlenceli.
the lyrics are actually really touching.
yani… sözleri cidden dokunaklıydı.
I'm actually really glad you found me. Listen, Bunker.
Dinle, Bunker. Beni bulmana çok sevindim aslında.
I'm sorry, that guy's probably actually really nice.
Üzgünüm, bu adam belki de, aslında gerçekten hoş.
I mean, I didn't even realize, but actually really a lot better.
Yani fark etmemiştim… ama cidden çok daha iyiydim.
No, no, no, no, no. They're actually really cool.
Hayır, hayır. Aslında çok iyiler.
No, that was… That was actually really quite effective.
Hayır, bu… Bu aslında oldukça etkiliydi.
And this is the first time we have actually really hung out.
Ve ilk defa gerçekten beraber vakit geçiriyoruz.
I actually really was going to call you.
Seni gerçekten cidden arayacaktım.
Which is not actually really a question.
Ki bu da gerçek bir soru değil.
He was actually really impressive.
Aslında gerçekten çok etkileyici biri.
She was actually really attractive.
Aslında bayağı çekiciydi.
I'm actually really excited.
Aslında çok heyecanlıyım.
I'm actually really tired.
Aslında cidden yorgunum.
To meeting your investors. I'm actually really looking forward.
Aslında ben… gerçekten ileriye dönük yatırımcılarınızla buluşmak için.
Be careful Those things are actually really heavy, so- All right.
O şeyler gerçekten çok ağır, o yüzden… Bekle, dikkatli ol.
That's actually really nice.
Aslında çok hoş bir düşünce.
This is actually really wrong.
Bu aslında çok yanlış.
Results: 323, Time: 0.0409

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish