YOUR BACKGROUND in Turkish translation

[jɔːr 'bækgraʊnd]
[jɔːr 'bækgraʊnd]
geçmişiniz
past
history
background
previous
have
back
pass
historical
bygone
hayatında kökenlerini
geçmişini
past
history
background
previous
have
back
pass
historical
bygone
geçmişin
past
history
background
previous
have
back
pass
historical
bygone
senin arka planının

Examples of using Your background in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Maybe I oughta investigate your background, huh?
Bak biliyor musun, belki biri de senin geçmişini araştırmalı, ha?
Painters, please pick out your background.
Ressamlar, lütfen arka planınızı seçin.
And I need to interview them. Like it or not they're an important part of your background.
Onlarla mülakat yapmaya ihtiyacım var. Onlar senin arka planının önemli bir parçası ve.
She knew your background, and she took, what, all of two seconds to start flirting up a storm?
Geçmişini biliyordu ve fırtına başlatması için iki saniye yetti?
If a two-comma kid wrote these papers, would he say, Considering your background"?
Yedi basamaklı biri bunları yazmış olsaydı, Geçmişinize bakıldığında der miydi?
I grant that your background is impressive, and I'm sure there
Özgeçmişinin takdire şayan olduğu su götürmez
Your backgrounds are diverse and rich in a history of warfare with each other.
Geçmişleriniz savaş tarihiniz içinde çeşitli ve zengin.
Your backgrounds are great.
Senin arka planların mükemmel.
Watch your backgrounds. Clean shots.
Temiz ates edin. Arkadakilere dikkat edin..
The rest of you will choose your backgrounds.
Arka planlarını seçecek. Geri kalanlar yarışmayı başlayınca.
But with your background.
Ama siciline bakılırsa.
Detective Salas looked into your background.
Dedektif Salas geçmişini araştırdı.
Go and fiddle with your background.
Gidip arka planınla oynaş.
And your background is what?
Ve geçmiş deneyimleriniz nelerdir?
Your identity… everything. Your background.
Geçmişini, kimliğini, her şeyini araştıracaktır.
Morgan, what's your background?
Morgan, öz geçmişin nedir?
He told me something of your background.
Bana geçmişinizle ilgili bir şey söyledi.
I need to know about your background.
Senin arka planını bilmem gerekiyor.
Your background makes you the perfect candidate.
Geçmişin seni harika bir aday yapıyor.
I am very aware of your background.
Geçmişinizden gayet haberdarım.
Results: 663, Time: 0.05

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish