Examples of using Siz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Siz kapıma gelene kadar hiçbir şey duymadım.
Siz skeç gösterisine geç kalmıyor musunuz?
Siz arabaya geçin ben yanındayım onun.
Bekle, siz neden buna sevinmediniz?
Siz hala birbirinizle çıkmıyor musunuz?
Siz listede yoksunuz.
Siz ona sırtınızı döndüğünüzde, O da size sırtını dönerse?
Ya siz nesiniz?
Ve siz iki kardeşin ancak bu düğünle bir araya geleceğinize inanıyordu.
Evet, siz sadece açgözlülük bencillik ve aldatmayı bilirsiniz.
Bugünlerde şehirde siz ikinizden çok söz ediliyor.
Siz, geçen gece hayal kırıklığı yaratan ikili değil misiniz?
Ama ülkedeki siz bütün polisler aynısınız.
Siz çocuklar bu şekilde oynamaya devam ederseniz,
Siz'' Şeytani Leprikon'' filmini gördünüz mü?
Şerif siz gelene kadar herkesi buzda tutmamı söyledi.
Siz düşünmekle meşgulken, kim olduğumu öğrenirseniz bana haber verirsiniz.
Hey, siz… Siz burada ne arıyorsunuz?
Siz domuzlar gittikçe pahalılaşıyorsunuz.
Siz de kabul ederseniz,