Examples of using Acil in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Acil. Epinefrine ihtiyacım var.
Platform 5, acil.- Sistemi kapatacağım.
Acil, tam bir tımarhane gibiydi. Nerelerdeydin?
Biliyorsun dişçilerinde acil durmları vardır.
Acil. Tekila. Hadi konuşalım.
Acil koro öğretmenine ihtiyaçları var.
Nerelerdeydin? Acil, tam bir tımarhane gibiydi?
Dişçilerin acil işleri vardır, bilirsin.
Ventriküler fibrilasyona girmiş. Acil müdahale arabasını buraya getir.
Acil, tam bir tımarhane gibiydi. Nerelerdeydin?
Mac Taylorın ofisine çok acil iki memur gönderin.
Büyükbirader için acil ve gizli bir durum.
Nerelerdeydin? Acil, tam bir tımarhane gibiydi.
Acil bir batın BT çekmek gerek.
Koruma görevindesin, ama durum acil.
Astraeus uydu ve uzaya acil müdahaleler için tasarlandı.
durum altı, acil.
Epinefrine ihtiyacım var. Acil.
Yayına başlama detayları, acil pazarlamalar.
Uzay Görev Grubunun bilgisayara ihtiyacı var, acil.