ACIL in English translation

emergency
acil
acilen
olağanüstü
bir durum
aciliyeti
urgent
acil
acilen
acele
ivedi
önemli
aciliyet
immediate
acil
hemen
yakın
acilen
ani
anında
derhâl
ivedi
rapid
hızlı
hızla
acil
ani
stat
hemen
acilen
acil
istatistik
var
derhal
getirin
durum
dokunmadıklarından efendim derhal
verin
pressing
medya
basin
basın
basına
bastır
baskı
tuşlayın
gazeteciler
basınının
presin
ER
şey
ee
acil servise
ASAP
hemen
en kısa sürede
en kısa zamanda
derhal
olabildiğince çabuk
acil
acilen
bir an önce
emergencies
acil
acilen
olağanüstü
bir durum
aciliyeti

Examples of using Acil in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Acil. Epinefrine ihtiyacım var.
I need epi, stat.
Platform 5, acil.- Sistemi kapatacağım.
I'mma shut it down. Platform 5, ASAP.
Acil, tam bir tımarhane gibiydi. Nerelerdeydin?
Where have you been? The ER was like a madhouse?
Biliyorsun dişçilerinde acil durmları vardır.
You know, dentists do have emergencies.
Acil. Tekila. Hadi konuşalım.
Let's talk about that. Tequila… Stat.
Acil koro öğretmenine ihtiyaçları var.
They need a chorus teacher, like, ASAP.
Nerelerdeydin? Acil, tam bir tımarhane gibiydi?
The ER was like a madhouse. Where have You been?
Dişçilerin acil işleri vardır, bilirsin.
You know, dentists do have emergencies.
Ventriküler fibrilasyona girmiş. Acil müdahale arabasını buraya getir.
No response. Get Mike down here stat.
Acil, tam bir tımarhane gibiydi. Nerelerdeydin?
The ER was like a madhouse.- Where have you been?
Mac Taylorın ofisine çok acil iki memur gönderin.
I need two uniform officers, Mac Taylor's office, ASAP.
Büyükbirader için acil ve gizli bir durum.
Hey, big brother keeps a stash out here for emergencies.
Nerelerdeydin? Acil, tam bir tımarhane gibiydi.
Where have you been? The ER was like a madhouse.
Acil bir batın BT çekmek gerek.
We need an abdominal CT stat.
Koruma görevindesin, ama durum acil.
You're on guard duty, ASAP.
Astraeus uydu ve uzaya acil müdahaleler için tasarlandı.
The Astraeus was designed as an interceptor for satellite and base station emergencies.
durum altı, acil.
state six ASAP.
Epinefrine ihtiyacım var. Acil.
I need epi, stat.
Yayına başlama detayları, acil pazarlamalar.
the board… launch details, marketing emergencies.
Uzay Görev Grubunun bilgisayara ihtiyacı var, acil.
Space Task Group needs a computer, ASAP.
Results: 13401, Time: 0.0503

Top dictionary queries

Turkish - English