ALSAN in English translation

take
al
almak
alıp
alacak
kabul
alman
sürer
götür
alın
götürün
get
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
buy
almak
al
alman
satın
alacağım
alın
ısmarla
alalım
kazandır
alayım
alsan
alsanı
have
var
sahip
hiç
daha
beri
zaten
yok
üzerinde
ilgili
zaman
pick up
al
alıp
almam
topla
kaldır
alacağım
açsana
açmasına
kap
collect it
alsan
toplamak
toplayacağız
got
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
took
al
almak
alıp
alacak
kabul
alman
sürer
götür
alın
götürün
snatch
kapmak
yakala
kaçırmaya
aldın

Examples of using Alsan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yanına silah alsan iyi olur Doug. Tamam.
OK, fine. You ought to have a gun too, Doug.
O halde bir kaşık alsan iyi olur, Burada elektriğimiz yok.
Then you would better get a spoon, we don't have electricity here.
Bana güzel bir şey alsan iyi olur. Olabilir.
Maybe. Well, you better buy me something nice.
Ne yapıyorsun? -Bıçağı alsan iyi olur, Quentin?
You better pick up the knife, Quentin. What are you… what are you doing?
Alsan, sana ne yaptılar?
Alsan, what have they done to you?
Hayır, efendim. Yine de bunu alsan iyi olur.
Still, you would better take this. No, sir.
Simdi alsan iyi olur Black.
Better collect it now, Black.
Bana güzel bir şey alsan iyi olur. Olabilir.
You better buy me something nice. Maybe.
Bıçağı alsan iyi olur, Quentin. ne yapıyorsun?
What are you… What are you doing? You better pick up the knife, Quentin?
Bloknot alsan iyi edersin. Dinliyorum.
Well, you better get a pad. I'm listening.
Nasıl oldun? Alsan? Victoria?
Alsan? Victoria? How are you feeling?
Bak, Bunu alsan iyi olur.
Listen you would better have this.
İşte, George, bunu alsan iyi olur.
Here you are, George, you would better take that.
Ona bizimle oyun oynanmayacağını gösterdik şu fişeği alsan iyi olacak.
Teach him to chew us out for a little game of handball. Better grab that firecracker.
Ben sana hayat verdim sen onu benden alsan bile.
I gave you life… even though you took it from me.
Ona kıyafet alsan iyi olur. Pazar yakın.
Better buy her clothes The market is nearby.
Alsan! Ne? Lütfen! Hayır!
Alsan! Please! No! What?
İşte, bunu alsan iyi olur.
Here, you would better have this.
Kahretsin. Charlie, gelip bizi alsan iyi olur.
Charlie, I think you better come and get us. Holy shit.
Hepsi bire bir uyacaktır. Benden yüz örnek de alsan.
And they will all match. Take a hundred of mine.
Results: 441, Time: 0.0426

Top dictionary queries

Turkish - English