ANI in English translation

sudden
ani
aniden
birden
birdenbire
beklenmedik
ansızın
bir anda
apansız
başladı
immediate
acil
hemen
yakın
acilen
ani
anında
derhâl
ivedi
abrupt
ani
aniden
beklenmedik
kaba
instant
hemen
anında
anlık
hazır
ani
hızlı
çabuk
anda
derhal
an
instantaneous
anlık
ani
anında
bir anda
aniden
fast
hızlı
çabuk
hızla
oruç
çabucak
hız
spontaneous
spontane
kendiliğinden
doğal
ani
anlık
doğaçlama
hazırlıksız
kendi kendine
aniden
i̇çten
rapid
hızlı
hızla
acil
ani
quick
çabuk
hızlı
hemen
çabucak
kısa
acele et
so

Examples of using Ani in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ani bir harekette bu kez vals yaparsın dostum.
One quick move and you will waltz this time, friend.
Ani rota düzeltmekten aciz!
He's incapable of rapid course correction!
Bende Yerelleştirilmiş Ani İnsan Yanması denilen hafif bir rahatsızlık var.
Of Localized Spontaneous Human Combustion. I suffer from a mild condition.
İnanın bana, ani bilgi erişim ihtiyacınızı anlıyorum.
And believe me, I understand your need for instantaneous data access.
Herhangi bir yüksek ses, ani bir hareket onları uyandıracaktır.
Anything loud, any fast movements will wake them.
Ani bir saldırıyla onu şaşırtmış.
He caught her by surprise in a blitz attack.
Ani bir karar vermek istemiyorum.
I just don't want to make a snap decision.
Ani tiyatro bu.
Pop-up theater.
Ben de ani tepki birimiyim.
And I'm the quick response.
Ani rota düzeltmekten aciz!
Rapid course correction! He's incapable of!
Haz, dehşet ve ani bir cinsellik salgını başlatmak istemiş.
He wanted to start an outbreak of joy and terror and spontaneous copulation.
İki Eski cihazı arasında gerçek zamanlı, neredeyse ani bağlantılar.
They're a real-time, practically instantaneous link between two Ancient devices.
Yaz aşkı çok ani oldu.
Summer lovin' happened so fast.
Ani bir rüzgâr onu Bulvar boyunca sürüklemiş olmalı.
A gust of wind must have carried her all the way down the Strip.
Büyüdüğün zaman ani kararlar vermemen gerektiğini öğreneceksin.
When you're older, you will learn not to make snap decisions.
Daws ani bir saldırı olduğunu söyledi.
Daws said it's a blitz attack.
Ani satış mı?
A pop-up sale?
Ani bir harekette bu kez vals yaparsın dostum.
And you will waltz this time, friend. One quick move.
Uydu. Ani sıcaklık düşüşlerini algılamaya programlandı.
It's programmed to detect rapid temperature decelerations.- The satellite.
Haz, dehşet ve ani bir cinsellik salgını başlatmak istemiş.
Of joy and terror and spontaneous copulation. He wanted to start an outbreak.
Results: 2796, Time: 0.0454

Top dictionary queries

Turkish - English