ARAP in English translation

arab
arap
arabian
arap
arabistan
umman
binbir
masalları
arabic
arapça
arap
arabs
arap
arablar
arap

Examples of using Arap in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bushun Arap ve Müslüman insanlara sunduğu demokratik çözüm bu mu?
Is this Bush's democratic solution for the Arab and Islamic people?
Arap kadınlar Batı kültürlerindeki gibi nesnelleştirilmemiş.
Saudi women aren't objectified like women in Western cultures.
Arap rehineleri serbest bırakmalıyız. Onlara bir şey vermemiz gerek.
We have to release the non-Arab hostages… we have to give them something.
Farklı Arap bölge ve yerleşim yerlerinde farklı yerel Arapça ağızları vardır.
There are different local colloquial dialects among Arabs in different regions and localities.
Tüm Arap parfümleri dahi bu küçük eli temizleyemeyecektir.
All the perfumes of Arabia could not sweeten this little hand.
Arap gibi davranan insanlar'' demek.
It means"those who pretend to be Arabs.
Arap ayaklanmaları başladı.
Revolts of the Arabs.
Müslüman bir Arap olarak düşündüğünüz bu, bir Iraklı olarak.
This is what you're thinking as an Arab Muslim, as an Iraqi.
Arap, tam vaktinde geldin.
Negrus, you were on time.
İşte bu hareket Arap şeyhlerini bile şaşkına çevirir.
This is the move that stunned the sheik of Araby.
Pek çok kitabı Arap fimlerine konu oldu.
Al-Hout authored several books in Arabic on the Palestinian issue.
Savaş, şehirdeki Arap ve Yahudi nüfuslarının yerlerinden edilmelerine sebep oldu.
The war led to displacement of Arab and Jewish populations in the city.
Bu Arap!
He's Arab!
Müslüman karşıtı, Arap karşıtı. Seksist bir.
It is crass, vulgar, anti-Semitic, anti-Arab, anti-Muslim, sexist.
Arap şeyhimsin benim.
You're my sheik of Araby.
Arap bilim adamı,
Was an Andalusian scientist, botanist,
Filistindeki Arap ve Yahudiler arasındaki durum sessiz değildi.
Civil conflict between the Arabs and Jews in Palestine ensued immediately.
İtiraf etmeliyim ki, bu Arap meselesi… beni çok kızdırdı.
Upset me. I admit that the matter of the Arab.
Arap rehineleri serbest bırakmalıyız.
We have to release the non-Arab hostages.
Arap Yıldızını da unutmayalım.
And don't forget the Star of Arabia.
Results: 2510, Time: 0.0369

Top dictionary queries

Turkish - English