Examples of using Aslen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Millet, biz burada, McMillanda aslen ne yapıyoruz?
Pekâlâ, Daniel, aslen… O bir doğa bilimci.
Hmm… 19. yüzyıl. Aslen uzmanlık alanım değil.
Yok ben aslen buralıyım.
Handel. Teknik açıdan iyi ama aslen yüzeysel kalıyor.
Yani aslen, tanımım, işçi yanlısı bir feminist.
Oyun kurucu aslen.
Yok ben aslen buralıyım.
Handel. Teknik açıdan iyi ama aslen yüzeysel kalıyor.
Aslen Nasheli, kalıp çıkarma ve terzilik konusunda uzman.
Bir Amerikalıyla, aslen Polonyalı.
Abed Nadir, bu duyuruyu aslen yazan kişi.
Teknik açıdan iyi ama aslen yüzeysel kalıyor.
Peki, Bic, aslen nerelisin?- Aslen mi?
Uzun zamandır buradayım ama aslen Kübalıyım.
Aslen Bayburtludur.
Aslen İngilizim. Manchesterdan.
Maria aslen İrini tarafından seçilmiştir.
Aslen emlak kanunu üzerine çalışıyor olsalar bile onu yarın arıyorum.
Ailem aslen Virginianın o bölgesinden gelir.