ASLEN in English translation

originally
aslında
aslen
orijinal
ilk olarak
ilk başta
olarak
esasen
başta
tarafından
asıl
actually
aslında
gerçekten
açıkçası
doğrusu
cidden
sahiden
aslına bakarsan
essentially
aslında
esasen
yani
aslen
özellikle
temelde
özünde
esasında
sonuçta
olarak çökeceğine
basically
aslında
esasen
kısacası
yani
resmen
genel olarak
özet olarak
kabaca
aslen
temelde
really
gerçekten
cidden
aslında
sahi mi
sahiden
pek
oldukça
asıl
hakikaten
bayağı
is
ol
çok
işte
ise
olun
bir
olur
are
ol
çok
işte
ise
olun
bir
olur

Examples of using Aslen in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Millet, biz burada, McMillanda aslen ne yapıyoruz?
Folks, what do we do, essentially, here at McMillan?
Pekâlâ, Daniel, aslen… O bir doğa bilimci.
So, Daniel, basically… He's a naturalist.
Hmm… 19. yüzyıl. Aslen uzmanlık alanım değil.
Hmm… 19th century, it's not really my speciality.
Yok ben aslen buralıyım.
No, actually, I'm from here.
Handel. Teknik açıdan iyi ama aslen yüzeysel kalıyor.
Handel. Technically good, but essentially shallow.
Yani aslen, tanımım, işçi yanlısı bir feminist.
So I'm basically the definition of pro-labor feminism.
Oyun kurucu aslen.
He's a quarterback, really.
Yok ben aslen buralıyım.
Actually, I'm from here.- Oh, no.
Handel. Teknik açıdan iyi ama aslen yüzeysel kalıyor.
Technically good, but essentially shallow. Handel.
Aslen Nasheli, kalıp çıkarma ve terzilik konusunda uzman.
Basically, Nasheli is an expert at draping and dressmaking.
Bir Amerikalıyla, aslen Polonyalı.
With an American, who's really a polack.
Abed Nadir, bu duyuruyu aslen yazan kişi.
Abed Nadir, who actually wrote this announcement.
Teknik açıdan iyi ama aslen yüzeysel kalıyor.
Technically good, but essentially shallow.
Peki, Bic, aslen nerelisin?- Aslen mi?
So, Bic, where are you from originally?
Uzun zamandır buradayım ama aslen Kübalıyım.
I been here a long time. But I'm from Cuba.
Aslen Bayburtludur.
Lubenice Belltower.
Aslen İngilizim. Manchesterdan.
I'm from Manchester, England.
Maria aslen İrini tarafından seçilmiştir.
Maria was chosen primarily by Irene.
Aslen emlak kanunu üzerine çalışıyor olsalar bile onu yarın arıyorum.
And while they specialize primarily in real estate law I am calling him Manama.
Ailem aslen Virginianın o bölgesinden gelir.
My family is originally from that part of Virginia.
Results: 465, Time: 0.0487

Top dictionary queries

Turkish - English