AST in English translation

junior
küçük
ufaklık
genç
çocuk
jr
ast
çaylak
çömez
ortaokul
kıdemsiz
subordinate
alt
astına
astı
emrinde
bağlıdır
underling

Examples of using Ast in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Babamın astlarından biri olan Yamazaki,
One of Father's subordinates Yamazaki, came often
AST ve ALT seviyeleri normale döndü.
AST and ALT are back within normal range.
Üst düzey yöneticiler astlarına eğitim vermek için çok zaman harcıyorlar.
Senior executives spend a lot of time training their subordinates.
Metabolik tahlillere göre AST ve ALT seviyeleri biraz yüksek.
Metabolic panel showed slightly elevated AST and ALT levels.
Yıldızfilosu subayların astları ile ilişkisini yasaklamaktadır.
Starfleet forbids officers from fraternizing with subordinates.
Artmış AST ve bilirubin.
Elevated AST and bilirubin.
Tesoro-samanın astları olduğumuzu bilmiyor musunuz?
Don't ya know that we're Master Tesoro's subordinates?
Kadın astlarına acımasız ve küçümseyici davranan patronlardan olmak istemem.
I don't wanna be one of those bosses who's cruel and condescending to her female subordinates.
Babamın astlarından biri olan Yamazaki, sık sık gelir… türlü işlerde yardımcı olurdu.
And helped in many ways One of Father's subordinates, Yamazaki, came often.
Benim astlarım- Okachi Müfettişleri,
My subordinates--Okachi Inspectors,
Liao Jianın eski astları Chao Ya ile çatışıyor olabilir mi?
Can it be that Liao Jian's former subordinates are conflicting with Chao Ya?
Yuan Jinin astları mıydı?
Was it Yuan Ji's subordinates?
Sadece Zakharchenkonun astlarının yaptığına bakın!
Just look what Zakharchenko's subordinates are doing!
Sadece astları cezalandırarak hiçbir şey çözülmez.
Nothing can be solved by only punishing subordinates.
Memur Han, tüm astlar kafeteryaya. Evet.
Yes. Officer Han, all subordinates to the cafeteria.
Gerçekten de isyan etmişler gibi davranıp beni astlarıma saldırmaya mı ikna edecektin?
So they truly did rebel? Trick me into attacking my subordinates.
Niye ibiş gibi sırıtıyorsun? Merhaba astlarım.
Hello, subordinates. Why are you smiling like an idiot?
Niye ibiş gibi sırıtıyorsun? Merhaba astlarım.
Why are you smiling like an idiot? Hello, subordinates.
Sanırım bütün astlar burada.
I think all the subordinates here.
Astlarının çoğunun Iraktaki ikinci bir görev için gönüllü olduklarını söyledi.
He says many of his subordinates volunteered for a second stint in Iraq.
Results: 47, Time: 0.0338

Top dictionary queries

Turkish - English