ATLAMAK in English translation

jump
atlayın
atlamak
atlayışı
bir atlayış
zıplamak
hemen
sıçrama
atlar
skip
atlamak
es
kısmı
hopla
faslını
sektirmesinde
is bypass
out
dışarı
çıktı
çıkar
dışında
uzak
çıkın
çıkış
çıkacak
orada
çıkart
leap
artık
atlamak
sıçrama
bir adım
atılım
atmamız
get
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
off in
atlamak
içinde çıkartıyorum
içinde kapalı
odasında bitireceğim
to miss
bayan
kaçırmak
özlemeye
miss
ıskalamak
özlenecek
dive
dalış
dal
bir dalış
dalgıç
pike
dalar
atla
bir dalıs
dalışı için
dalmak misin
to hop
atlamaya
hop
zıplatabilecek

Examples of using Atlamak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Goofyvillee giden ilk palyaço arabasına atlamak üzere olan birine göre… biraz gergin görünüyorsun.
For someone who's about to hop in the first clown car to goofyville.
Bir şey atlamak istemem.
Just didn't want to miss anything.
O sırada o kısmı atlamak edelim.
Let's skip that part then.
Bu serin! Herhalde olabilir sadece burada atlamak!
I could probably just jump from here! That's cool!
Sadece senin kafayı sıyırdığın yer kısmına atlamak istiyorum.
I just wanna skip to the part where you freak out.
Hiçbir şeyi atlamak istemiyorum.
I don't want to miss anything.
Ben yapacağım kalp bu ritmi atlamak.
I'm gonna make your heart skip that beat.
Hâlâ caddenin ortasında ip atlamak istiyor musun?
Still wanna skip rope in the street?
Hâlâ caddenin ortasında ip atlamak istiyor musun?
Still wanna skip rope on the street?
Hâlâ caddenin ortasında ip atlamak istiyor musun?
On the street? Still wanna skip rope?
Sen de çok uzun zamandyr Boşluğu atlamak zorundasın.
You are too long after, You have to skip the gap.
Bir sonraki yüklemeyi atlamak zorundayız!
We're gonna have to skip our next stop!
Ama atlamak yok.
But no jumps.
Atlamak yok.
No jumps.
Göle atlamak bir çaresizlik göstergesi.
Leaping into the lake is an act of desperation.
Şiiri atlamak herkesin menfaatine.
All in favor of skipping the poem.
Arabanın önüne atlamak değil ki o!
Leaping in front of a car is not brave!
Bir öğünü atlamak beni öldürmez ya.
Skipping one meal won't kill me.
Taş atlamak Bana kek yapıyorum.
Me baking pie. Skipping stones.
Taş atlamak Bana kek yapıyorum.
Skipping stones. Me baking pie.
Results: 727, Time: 0.0555

Top dictionary queries

Turkish - English