SKIPPING in Turkish translation

['skipiŋ]
['skipiŋ]
atlama
jump
skip
is bypass
out
leap
get
off in
to miss
dive
to hop
asmaya
hang
put up
skipping
the hanging
kaçma
run
to escape
flee
to avoid
to get away
away
elope
dodging
to evade
to skip
sektirmek
skipping
skimming
atlayarak
by jumping
skipping
bypassing
leap
c-c-can
by hopping from
geçmek
pass
go
to get
past
to switch
to bypass
crossing
moving
to skip
to traverse
atlamak
jump
skip
is bypass
out
leap
get
off in
to miss
dive
to hop
asmak
hang
put up
skipping
the hanging
sektirmeye
skipping
skimming
atlamaya
jump
skip
is bypass
out
leap
get
off in
to miss
dive
to hop
atlaması
jump
skip
is bypass
out
leap
get
off in
to miss
dive
to hop
astığımız
hang
put up
skipping
the hanging
kaçmayı
run
to escape
flee
to avoid
to get away
away
elope
dodging
to evade
to skip
kaçmadan
run
to escape
flee
to avoid
to get away
away
elope
dodging
to evade
to skip

Examples of using Skipping in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Well, if skipping school helps me with Carly, I'm in.
Eğer okulu asmak Carly konusunda bana yardım edecekse ben varım.
Me baking pie. Skipping stones.
Taş atlamak Bana kek yapıyorum.
Ready for a day of skipping rocks, bro?
Bugün taş sektirmeye hazır mısın kanka?
No, no, no skipping.
Hayır hayır, geçmek yok.
What about skipping a generation?
Peki bir nesil atlamaya ne diyorsun?
Condom?! Many slangs exist for skipping class.
Kondom mu?! Dersi asmak için kullanılan bir sürü deyiş var.
Skipping stones. Me baking pie.
Taş atlamak Bana kek yapıyorum.
Start skipping.- I say skip!.
Atlamaya başla. Atla dedim!
Exercising excessively. Skipping meals, lying about eating.
Öğünlerini atlaması, yemek yeme konusunda yalan söylemesi… gereğinden fazla egzersiz yapması.
Skipping a meal won't kill you! Leave now.
Bir öğünü atlamak seni öldürmez. Hemen çık.
If he would planned on skipping with some bird… it would have been with Jessica.
Bir hatunla kaçmayı planlıyor olsaydı… bu Jessicayla olurdu.
Granddad. Yeah. What about skipping a generation?
Peki bir nesil atlamaya ne diyorsun?- Evet, büyükbabam?
I didn't know there was a technique for skipping rocks.
Bir teknik olduğunu bilmiyordum Kayaları atlamak için.
Yes. You have been doing some time skipping.
Evet… sen zaman atlaması yapıyordun.
It would have been with Jessica. If he would planned on skipping with some bird.
Bir hatunla kaçmayı planlıyor olsaydı… bu Jessicayla olurdu.
Skipping Christmas.
Noeli atlamak.
You have been doing some time skipping. Yes.
Evet… sen zaman atlaması yapıyordun.
Fadil started skipping school.
Fadıl okulu atlamaya başladı.
The reason for this may be eating less or skipping morning meals and lunches.
Bunun nedeni az yemiş olmak veya sabah ve öğlen yemeklerini atlamak olabilir.
Sounds like someone's thinking about skipping town.
Anlaşılan birisi şehirden kaçmayı düşünüyormuş.
Results: 162, Time: 0.0759

Top dictionary queries

English - Turkish